YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 215. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

DÜNYA-AHİRETTE HUZUR VE SAADETİ TE’MİN ETMEK
(35)

SONUÇ

“Huzur İslâm’dadır”, “Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış’tan” gibi ifadelerle kastedilmek istenen nedir? Huzur yakalanan, alınan bir şey midir? Bu iki ifade huzurun, bir yerde bulunmakla, orada hazır olmakla ilgili bir şey olduğunu söylemiyor mu?
Huzurun, hazır olmakla ilgili olduğunu söylemek mümkün sanki. Kendimizi, hazır hissetmediğimiz bir durum karşısında tedirgin hissedişimiz, beklenmedik ve belirsiz bir durum karşısında da huzursuz oluşumuz, huzurun hazır olmak ve hazır hissetmekle yakın ilişkisi olduğu fikrini doğrular gibidir.
Huzursuzluğun belirsizlik, ne yapacağını bilememe, güvensizliğin pençesinden kurtulamama gibi durumlarla da ilgisi vardır. Bundan dolayı huzur, bir şeyden emin olma, kendisini güvende hissetme gibi durumlara bağlı olduğundan ötürü de kendisine kendimizi tam bir sadakat ile teslim edebileceğimiz bir varlığı şart koşabilir. Bunun için kendi dışımızla ilgili olarak gerçekleşebilecek tarafları da olduğu düşünülebilir.
Şurası kesin olarak söylenebilir: Huzur, öyle bir vasat ve iklimi şart koşar ki, içinde bulunduğumuz durum ve iklimin sükûnetini kendi içimize dâhil eder; ruh ve beden olarak her türlü maddi sıkıntıları atarız.
Menfaat hissinden, egoizmden tamamen uzak, eşyanın maddi görünüşlerinden ziyade manevi değer ve anlamlarını yakalamış, gelip geçici olan ile kalıcı olanı birbirinden ayırıp ebedi olana kendisini teslim etmiş; meydana gelen hadiseleri büyük bir soğukkanlılıkla karşılayıp onları kendi iç dünyasının hakimane (bilgece) tavrıyla bertaraf edebilmiş bir insanın yüzündeki huzur, imanın, tevekkülün ve kemalatın bir sonucudur.

Mevlana Celâlettin’i Rumi ne güzel söylemiş:
Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz?
Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?
***
Gönül öyle yol geçen hanı değil, dergahtır.
Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır.
***
Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme.
Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime
Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme.
***
İstiyorsan Hakk’a varmayı
Meslek edin gönül almayı
Bırak saraylarda mermer olmayı
Toprak ol yeter, bağrında güller bitsin.
***
Mutlu olmak istiyorsan kibr-ü gururu bırak, gönül almaya bak.
***
Bir şeyi, olmayan yerde aramak, aramamanın daniskasıdır.
***
Şu dünyada yüzlerce insan, etek dolusu altın verir de şeytandan dert satın alır.
***
Bir defa kalp kırmak, Kabe’yi yıkmaktan kötüdür. Kabe’yi Hz. İbrahim inşa etti,  gönlü ise Allah…
***
Ömrümün özeti üç kelimedir: Hamdım, piştim, yandım.
***
Kim demiş, gül yaşar dikenin himayesinde?
Dikenin itibarı gül himayesinde.
***
Gülün dikene katlanması, onu güzel kokulu yaptı
***
Kötü yaradılışlı insan! Kendine yalvarma diye Allah sana dert vermedi.
Unutma ki firavunun da bir kez bile başı ağrımadı.

NOT: Ciltlerce kitaplık hacmindeki bu konuyu özetlemeye çalıştık. Bütün değerli okuyucularımıza Cenabı Hakk’ın iki dünya saadeti bahşetmesini niyaz ederim.

 

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...