YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 210. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

DÜNYA-AHİRETTE HUZUR VE SAADETİ TE’MİN ETMEK
(30)

Hicri ikinci bin yılın müceddidi olan İmam-ı Rabbanî: “Vücudumdaki her kılın bittiği yerde, devamlı şükreden bir lisan olsa bile, hakkıyla şükretmiş olamazdım.”, buyurarak Cenab-ı Hakk’a şükrün ancak ve ancak şu şartlar ile yerine getirilmiş olacağını haber veriyor:
-İn’am  ve ihsan edici olan Cenab-ı Hakk’a şükür; fırka-i  naciye olan Ehli Sünnet vel-Cemaatin görüşleri üzerine itikadını düzelterek;
-Aynı minval üzere ahkam-ı şer’iyeyi yerine getirmekle;
-Sofiye-i hakikiyenin yoluna sülük edip:
*Kalbi küfür, şirk, nifak, masiyet ve masivadan tasfiye;
* Ve her an tezekkür, tefekkür ile kalbi tezyin ederek;
*Bu haleti ruhiyenin eylem ve söyleme geçmesini sağlayıp ruhun maal-ceset bütünlük arz etmesi suretiyle ancak Hz. Allahın verdiği bunca nimetlerine karşılık (belki bir nebze) şükür tahakkuk etmiş olur.
Diğer bir mektupta, salih amellerin (İslâmın beş şartı) ve bilhassa namazın, şükrün edasındaki ehemmiyetini şöyle beyan buyurur:“İslamın beş şartını îfâ müyesser olunca, ümîd edilir ki şükrün edası (kısmen) hasıl olmuştur. Şükür eda edilince de azabtan necât hasıl olur. ما يفعل الله بعذابكم ان شكرت وآمنتمم “Şükreder ve iman ederseniz Allah size azab etmez.”
O halde insan, bu beş şartı îfâ için çok gayret göstermelidir. Bilhassa dinin direği olan namazı hakkıyla kılmaya çalışmalı, onun âdâbından bir tanesini bile terketmeye –mümkün mertebe- razı olmamalıdır. Namazını tam kılan bir kimse, kurtuluş için usûl-i İslamdan bir asl-ı azîmi tahsil ve bir habl-i metîne i’tisam etmiş olur ki, böylece kurtuluşa erer. Allah-ü Sübhanehü Tevfik ve inayet sıfatlarının yegane sahibidir.”
Şüphesiz, Cenab-ı Hakk’ın nimetlerinin en büyüğü ilimdir. Çünkü O Zat-ı Ecell-i A’la, sayısız nimet vermiştir, fakat bunlardan sadece ilmin ziyadeleşmesinin talebini emretmiştir. Şöyle ki:
وقل رب زدنى علما “ De ki Rabbim benim ilmimi arttır.” Ayet-i Kerimesinin tefsirinde denilmiştir ki: ما أمر الله رسوله بطلب الزيادة في شيء إلا فى العلم   “Cenab-ı  Hakk  ilimden  başka  hiç  bir  şeyin, ziyadesini taleb ile Rasülüne emretmedi.”
Yine İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki: “Malumdur ki, şükrün vücubu, nimetin vusulü miktarıdır. Böyle olunca eğer nimetin vusulü çok olursa, o nimete şükrün vücubu da daha ziyade olması lazım gelir.”
Bir kimse öğrendiği ilimle amel etmez ve bu ilmi başkalarına öğretmezse, ilme şükretmiş sayılmaz.
Eskiden medreselerden mezun olurken hocalar şöyle derlerdi: “Şu halde  hakkımı ödeyip gönlümü razı etmeniz için en az  benim  sizi  okuttuğum  kadar,  Müslüman çocuklarını okutun. Allah’ı, Peygamberi öğretiniz. Aksi halde kıyamet gününde iki elim, on parmağım yakanızda olacaktır.”
Hakiki mü’min olmanın alametlerinden biri de bolluk içindeyken şükretmektir. Rasülullah (S.A.V.) Efendimiz bir gün Ashab-ı Kiramın yanına çıkageldi ve dedi ki:
- “Nasıl sabahladınız?” Dediler ki:
-“Allah (c.c.)’a iman ederek sabahladık.”
-“İmanınızın alameti nedir?” Dediler ki:
-“Belaya karşı sabreder; Genişlik halimizde şükreder; Kazaya razı oluruz.” Rasülullah  (S.A.V) buyurdu ki:
-“Ka’benin Rabbine kasem ederim ki siz hakikaten müminsiniz.”
b-) Biri, nimetin çokluğunu bilmemektir

Allahü Teala’nın nimetlerini hiç kimse sayamaz ve hesab edemez. Nitekim Cenab-ı Hakk’ şöyle buyuruyor:  (وإن تعدوا نعمة الله لا تخصوها )  “Eğer Allah’ın (size verdiği) nimetlerini birer birer saymak isteseniz siz (onları) sayamazsınız. Cenab-ı Hakk insanoğluna o kadar çok nimetler vermiştir ki,  say say bitmez. Dolayısıyle bunların şükrünü hakkıyla îfa etmek mümkün değildir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...