YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 195. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

DÜNYA-AHİRETTE HUZUR VE SAADETİ TE’MİN ETMEK
(15)

8)- İyiliksever olmak
İyilik lügatte: hayır, menfaat, fayda manalarına gelir. Ayrıca başkalarına karşı kerem, ihsan ve yardımda bulunmak, onlara iyi muamele edip, yumuşak davranmak da iyiliktir.
İyiliğin en alt derecesi, kimseye kötülük yapmamak, yük olmamak, zarar vermemektir. “Gölge etme, başka ihsan istemez.” sözü bunu ifade eder. Orta derecesi, kendisi için olduğu kadar başkalarına da faydalı olup, onların hayır ve menfaatleri için çalışmaktır. Müminler, en azından bu derecede iyilik yapar olmalıdır.
İyiliğin en üst derecesi ise; başkalarının menfaati için, kendi zararını göze alabilmektir ki, “îsâr” denir.
İyilik yapmaktan zevk alan ve haz duyan kimseye “Muhsin yani iyiliksever, yardımsever ve hayırsever” denilir. Mahlûkâta, insanlara ve din kardeşlerine karşı iyilik yapmak mümin-müslüman olmanın icabıdır.
 Rasülüllah Efendimiz, müslümanı şöyle tarif buyurur: المسلم من سلم المسلمون من يده ولسانه  “Müslüman; (diğer) Müslümanların, elinden ve dilinden emin oldukları (zarar değil, yarar gördükleri) kimsedir.”
Allah katında ve insanlar nazarında insanların, hatta mahlûkâtın en âdisi sadece kendi çıkar ve menfatini düşünen kimsedir. Hayvanlar bile başkalarının menfaatine sebep olurlar. İnsanların şeref ve îtibarının, başkalarına hayır, menfaat ve iyilikleri ile mütenâsib olduğu söylenebilir. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: الخلق عيال الله وأحب الخلق إلى الله من أحسن إلى عياله   “Mahlûkat, Allah’ın ıyâli(mesabesinde)dir (ki Allah onların rızıklarını tekeffül etmiştir.) Allah’a karşı mahlûkâtın en sevimlisi ıyâlüllah (olan halk)’a (veya kendi ıyâline) iyilik yapandır.”
İnsanların ve mahlûkatın en faziletlisi olan Peygamberimiz (S.A.V)’in vasıflarından biri de, “Rahmeten lil-Alemiin” olmasıdır ki, bütün mahlukat onun sayesinde rahmet-i İlahîye mazhar olur. Ümmet-i Muhammed’e duâ eden bir derviş, malını Allah yolunda sarf eden bir zengin başkalarına iyilik yapıyor demektir.
Yine mesela din görevlisisnin ümmet-i Muhammed’e; öğretmenin kendisine emanet edilen talebelere karşı hayırhah ve iyiliksever olması, çok mühim bir husustur. Zira bu onlar için şeref ve itibar vesilesi olduğu gibi, insanların ve talebelerin hocalarına daha sıkı bağlanmasına ve hocanın onları daha iyi yetiştirmesine yardımcı olur. “İnsan, ihsanın kölesidir.”, sözü meşhurdur. Bir talebe kendi meseleleriyle yakından alakadar olan, az da olsa zaman zaman harçlık veren, hastalandığında ve bir sıkıntıya düştüğünde şefkatle alakalanan hocasına daha derin bir muhabbetle bağlanır. Mesai arkadaşlarına yardımcı olan samimiyyet ve muhabbetin teessüs etmesine vesile olur.
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: …والله في عون العبد ما كان العبد في عون اخيه …“Kul kardeşinin yardımında devam ettiği müddetçe, Allah da kuluna yardım etmeye devam eder.”buyurmuştur
İyiliğin nevileri çoktur. Bazen bir selam, bazen güler yüz, tatlı dil, bazen bir hasbihal mahatabın gönlünü fetheder. Müslümanların meseleleri ile alakadar olup mümkün olduğu kadar halline yardımcı olmak insannın yapabileceği en büyük iyiliklerdendir. Ancak bunu yaparken, yapamıyacağı yardım ve iyiliği taahhüt etmemeli, dinlediği kişileri baştan savma dinlemeyerek yapmadığı şeyleri yapar gibi görünmemeli, insanların meselelerini ehil olmayan kimselere anlatarak sırlarını faş etmemelidir. Zira bunlar itimadı, tamiri imkânsız şekilde zedeleyen hallerdir.
Hata ve isyan ehline yapılacak en münasib iyilik ise hata ve isyanlarından tevbe ve rucû etmelerine yardımcı olmaktır. Yoksa mücerred başlarına gelen cezayı kaldırmaya çalışmak gadab-ı İlahîye sebep olabilir. Çünkü bu mücrimlere zahîr olmaktır ki Mevlâmız bunu yasaklamıştır.
Musa (A.S), kavga eden iki kişiden kendi taraftarlarından olan kimseye yardım edip, diğerinin ölümüne sebep olmuş, bundan dolayı çok üzülüp Cenab-ı Hak’tan mağfiret taleb etmişti. Cenab-ı Hak mağfiret edince de Allah’a şöyle söz vermişti: قال رب بما أنعمت على فلن  أكون ظهيرا للمجرمين    “Musa; Ya Rab! Bana olan bu in’âmın hakkı için artık suçlulara hiçbir zaman yardımcı olmayacağım dedi.”

İyilik yapmakta mühim bir husus da yaptığı iyilikten dolayı en küçük bir karşılık şahsi bir bağlılık, hatta bir teşekkür bile beklememek, yaptığı iyiliği başa kakmamaktır. Hatta bir iyilik yapmaya muvaffak olduğu zaman bunu nefsinden bilmemeli, Allah’ın kendisine bir fazlı-keremi bilip ayrıca şükretmelidir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...