YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 192. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

DÜNYA-AHİRETTE HUZUR VE SAADETİ TE’MİN ETMEK
(12)

4)- Kanaatkár olmak
Kanaat: “Taksime razı olup, kısmetinden fazlasına göz dikmemek; helal ile iktifa edip, haramı istememek; kısmetine düşene (az bile olsa)  razı olmak” demektir. Diğer bir tarif ile de kanaat: Kısmete razı olmak, yemek içmek gibi şeylerde mutedil olmaktır. Mukabili israftır.
Kanaat yanlış anlaşılmamalıdır. Kanaat, mutlaka az ile iktifa edip,  zillet ve meskenet içinde yaşamak değildir. Kanaat, hırslı hareketten kaçınmak, başkalarının nimetlerine göz dikmeyip, hakkına razı olmak ve gönül huzuru ile yaşamaktır. Birçok hırsızlıklar ve cinayetler kanaatsizliğin neticesinde işlenir. 
Allahü Teala, insanlara dünya ve ahirette hayır getirecek şeyleri emretmiştir. Bir mü’min için en kamil vasıflardan biri de,  kanaattir.  İnsan, hırsı atıp kanaati alırsa, şerefli bir zafer kazanmış olur. Zira nefs orduları hırs denilen silahla, kalbi mağlup ve perişan etmek ister. İnsan da ona kanaat silahıyla karşı koymalıdır.
Hz.Allah buyuruyor ki: (لكي لا تأسوا علي ما فاتكم  ولا تفرحوا بما آتاكم والله لا يحب كل مختال فخور ) “Kaybettiğiniz şeylere üzülmeyesiniz,  size verdikleri (nimetler ) ile de şımarmayasınız. Muhakkak Allah (c.c.) çok övünen ve çok kibirli duran hiç kimseyi sevmez.
Ayeti Celile’den anlaşılan; kişi dünyevi herhangi bir nimetin elde edilmesinin mi, yoksa kaçırılmasının mı kendisi için daha hayırlı olacağını bilemez. Onun için her iki hal karşısında da, aynı tavrı takınmak suretiyle, kanaat sahibi olduğunu göstermesi lazımdır. Peygamberimiz (S.A.V) şöyle buyurur: طوبى لمن هدى للإسلام وكان عيشه كفافا وقنع  “İslam yoluna hidayet edilen ve ihtiyacına yetecek kadar rızık verilip de ona kanaat gösterene müjdeler olsun.”
Cenab-ı Hakk’ın taksim etmiş olduğu rızka razı olup, kısmetinden fazlasına göz dikmemek lazımdır. Zira Allah (c.c.) ın taksimine razı olmamak münafıkların alametlerindendir. Halbuki mü’mine yakışan, peygamberlerle zahidlerin hallerine tabi olup, münafıkların hallerinden de şiddetle kaçınmaktır.
Hz. Ömer (R.A): “Kanaatten daha faziletli bir mal görmedim.” Buyurmaktadır.
Hz. Ali (R.A) de: “Kanaatkâr kişinin kalbi denizden daha zengin; münafığın kalbi ise, taştan daha katıdır.”, buyurmuşlardır.
Velhasıl; Kanaat tükenmeyen bir hazinedir. Kanaatkar insan işte bu sonsuz hazinenin sahibidir.

5)- Dünya’ya haris olmamak
Hırs: Bir şey hakkında gösterilen aşırı bir istek ve meyilden ibarettir. Bu da iki nev’idir:
a)- Adi ve bayağı şeyler hakkındaki hırstır ki bu kötüdür. Kalbin ve ruhun Allaha karşı mes’ül olduğu hususlardaki gevşekliğinden meydana gelir. Onun için tamamen Dünyaya ve ona ait olanları elde etmeye karşı aşırı istekli olmak ise mezmum (kötü) bir haldir. Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır. Ama su gemiye girerse onu batırır. Gemi için su neyse mü’min için dünya odur. Mevlana böyle aşırı hırslılar için şöyle der: Dünya kurt,  insan kuzu, kurdun derdi kuzuyu yemek, o ise aşık olmuş kurda kuzu.
Peygamber Efendimiz: الدنيا ملعونة وملعون ما فيها…   = Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir ancak “zikrullah” mefhumuna dahil olan Allah’a karşı kulluk ilişkileri hariç” buyurmuşlardır.
Çünkü dünya temelli yaşanılacak gerçek bir karargâh değildir. Belki ebediyete yapılan yolculuğun istasyonlarından sadece biridir. Kondüktör hareket düdüğünü çalınca tren hemen hareket edecektir.        
İmam-ı Rabbani Hazretleri dünyayı şöyle tarif ediyor:“Ey oğul! Dünya bir imtihan mahallidir. Onun yüzü yaldızlarla ve muhtelif süslerle tezyin edilmiştir. Sureti nakışlıdır. İlk nazarda göze canlılık hayali verir. Ancak hakikatta üzerine koku sürülmüş cîfe’ye (leş) benzer”
b)-  Yüksek ve güzel şeyler hakkındaki hırstır. Bu iyidir. Ruhun iyilik ve kıvamına delalet eder. Îman, hidayet, ilim, maneviyât ve insanların irşadı gibi hususlarda haris olmak, güzel bir haslettir. Nitekim peygamberler ve onların varisleri bu hususlarda son derece haristirler. Mevlamız, Peygamber Efendimizin hırsını şöyle beyan buyuruyor: (فلعلك باخع نفسك على آثارهم ان لم يؤمنوا بهذا الحديث أسفا ) “Ey habibim! Nerdeyse sen, bu söze (Kur’an’a) inanmayanların ardından üzülerek kendini helak edeceksin.” 
Hal böyle olunca, kişinin, kanaat sahibi olup, dünyanın çeşitli hile ve desiselerine kanmaması kendi lehine bir durumdur.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...