YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 188. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

DÜNYA-AHİRETTE HUZUR VE SAADETİ TE’MİN ETMEK
(8)

B-) AHLAKİ PRENSİPLER
“ Demir gibi cahili, altın gibi bilginden daha kıymetli yapan şey, ahlaktır.” Diyor Mevlana.
İnsan, iyiliğe ve kötülüğe meyyal yaratılmıştır. Çünkü onda ruh ile nefis her dem mücadele halindedir. Hangisi galip gelirse kendi huylarını benimsetir ve uygulatır. Nefsin insana emredip yaptırdığı çirkinliklerin hepsine “Ahlakı zemime= kötü huylar” adı verilir ki kibir, gurur, cimrilik, atalet, gıybet, nemime gibi.. Ruhu melekiden kaynaklanan güzel ve iyi seciyelere ise “Ahlak-ı Hamide= Güzel huylar” denir: Tevazu, cömertlik, şecaat, vefa gibi.
Tasavvuf Ulaması, bunların her birerinin üç yüz kusur olduğunu söyler. Peygamber Efendimiz bu güzel ve çirkin karakter yapılarından bahsedince Hz. Ebu Bekr-ir r.a;
-Ya Resulallah bende hiç güzel huylardan var mı? Diye sorunca Sallallahü Aleyhi Ve sellem;
-Ahlakı Hamide’nin hepsi sende mevcuttur. Buyurmuştur.
Bundan anlaşılan o ki, İman ile ahlakı hamide arasında çok sıkı bir korelasyon var: İnsan, imanı kadar güzel ahlak sahibi veya ahlaki güzellikleri ile doğru nisbette imani güç ve kuvveti haizdir. O sebepledir ki İki Cihan Güneşi ve Kainatın Serveri Efendimiz sav.: “Ben Ahlaki güzellikleri tamamlamak üzere gönderildim. Buyurmuştur. Bu, İmani hakikatları zirveye taşımak üzere geldim anlamını ifade etmektedir. Nitekim Ashabı Kiram, bütün insanlığın en mütekamil iman ve ahlaki değere sahip idiler. O yüzden böylesi ahlaki güzelliklerin her tarafta neşvü nema bulduğu bu çağa “asr-ı saadet= kutlu ve mutlu asıradı verilmiştir ki dünya ve insanlık tarihi böyle bir zamana şahitlik etmemiş ve etmeyecektir de.
İşte bu güzel ahlakın bir kısmını burada anlatmaya çalışacağız.

1)- Tevazu sahibi olmak
Tevazu: Kendinden küçük olanları hakir görmemek ve akranları arasında kendine büyük süsü vermeden, herkesle görüşüp konuşma centilmenliği gösterme sanatıdır ki bir taraftan da “vakar” denilen insanlık mevki ve haysiyetini korumaktır. Bir insan mütevazi olmakla başkalarının sevgisini, vakarlı olmakla da hürmet ve saygısını kazanır.
Onun içindir ki bu yüksek ahlak ve fazilet ile muttasıf olanlar –insanlar arasında- çok sevilir ve sayılırlar. Binaenaleyh kişi ne yalnız mütevazi ne de vakur olmayıp, her ikisini birden bulundurmalıdır. Yani alçak gönüllülüğü miskinliğe, vakarlılığı da kibir ve azamete vardırmamalıdır. Çünkü bunların ikisi de kötü huylardandır.  Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:  وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا = Rahmân'ın(has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) "Selam!" derler (geçerler) ( Furkan, 63)
Demek ki Allahın dostları, zalimane, mağrurane, kibirli, saygısız, kaba ve haşin değil, sekinet ve vakar ile mütevazıane, edebli, nazik ve yumuşak yürürler. Onlar övünme, sevinç, riya ve kibirlenme ile değil de sükünet ve tevazu ile hareket ederler. Mevlana der ki:
İstiyorsan Hakk’a varmayı
Meslek edin gönül almayı
Bırak saraylarda mermer olmayı
Toprak ol yeter, bağrında güller bitsin.
***

Mutlu olmak istiyorsan kibr-ü gururu bırak, gönül almaya bak
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...