YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 163. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

ÖNDER ŞAHSİYETLER-II

İMAM AZAM EBU HANİFE
(VII)

ı-)Mezhep Kurucusu Yapan Özellikleri
Onu mezhep kurucusu yapan hususiyeti sadece üstün zekası, farklı dehası, büyük bir allame, derin bir mütefekkir olması değildir. O, hangi konuda olursa olsun sistem sahibi olmuş, toplumla çok iyi ilişkiler kurmuş, iyi bir liderlik sergilemiş, İslam coğrafyasının hemen her yerinden talebeyi celp edecek şekilde sosyolojik, psikolojik ve ekonomik şartları hazırlamış, gelen talebelere, baba ocağı-ana kucağında imişler gibi, şefkatle muamele etmiştir.
İmam-ı Azamı, bu şahsi özelliklerinden başka yaşadığı devirde ve ondan sonra farklı bir duruma geçirerek Hanefi mezhebinin revaç ve şöhretini sağlayan sebepler şunlardır;
1-)Hocası Hammadın ders halkasını tevarüs etmesi: Bu husus, ona büyük bir itibar kazandırmış, böylece şerikleri aynı zamanda onun şakirtleri olmuştur.
2-)Talebelerinin bütün ihtiyaçlarını bizzat karşılayarak onlara büyük değer vermesi, ders bilemedikleri ve anlamadıklarında bile onlara iyi davranması.
3-)İtikadda mu’tedil olması: Kendini önce cedelci olarak yetiştiren Ebu Hanife, devrinde ve yaşadığı bölgedeki bir sürü ideolojik ve dini fırkalarla en iyi şekilde mücadele etmiş; ifrat ve tefrite düşmeden itikat konularında orta bir yol tutmasını bilmiştir.
4-)İnsanlar arası münasebetlerde, daima samimi ve dostane ilişkiler kurarak, müessir olmuştur. Nitekim asrının ilim zirveleri arasına yerleşen ve ulum-i hadiste “emirul mü’minin” unvanı alan,  İmam Malikten üstünlüğü (beyne’l-ulama) müsellem olan Süfyan-ı Sevrinin mezhebi iki asır sonra unutulmuştur. Sebebi; tesir kalibresinin ve sahasının azlığındandır.
5-)Tavizsiz olması: Ebu Hanife ömrü boyunca hiçbir baskı ve tehdide boyun eğmemiştir. Ölümü pahasına doğru bildiğini en gür sada ile söylemiştir. Bu dik duruş, ona halkın teveccüh ve sempatisini kazandırmıştır. Kendi muasırı ve hem-şehrisi İbn-i Ebi leyla, Süfyanı Sevri gibi devasa-kamet bir şahsiyeti yetiştirdiği halde, Emeviler ve Abbasiler döneminde Küfe kadılığı yapmış, ama iktidara karşı hep tavizkar bir tutum ve tavır içinde olduğundan dolayı mezhebi, maşerî vicdanda makes bulamamıştır.
6-)Daima mazlum ve mağdurun yanında yer almış, onlara hep yardımcı olmuştur.
7-)Nazariyattan çok pratiğe önem vermiştir.
8-)Talebe faaliyetleri: Talebeler, ilk etapta, onun manyetik alanına girmiş, ders halkasından bir daha kopamamışlardır. Onlar, her zaman ve her yerde, İmam-ı Azamı hürmet ve minnetle yad ederek mezun olduktan sonra bile alakalarını kesmemişler, bir şekilde İ. a’zamla irtibatlarını sürdürmüşlerdir. Talebelerin bu tutum ve davranışları,  İslam coğrafyasının muhtelif yerlerinden daha çok talebenin gelmesine yol açtığı gibi diğer insanlar arasında da İmamı Azamın duyulmasını ve şöhretini sağlamıştır. İ. Azam, bazı talebelerini de farklı coğrafyalara bizzat kendisi göndererek İslamın talim-terbiye ve tedrisatını gerçekleştirmelerini istemiştir. Ba-husus yeni Müslüman olmuş Harezm, Batı Türkistan, Horasan ve Mavera ‘ün-Nehir gibi bölgeler onun talebeleriyle lebaleb dolup taşmıştır. 
9-)Ebu Hanifenin r’eyci olması: Ebu Hanife, fıkıh ilminde ictihad ve rey kapısını ardına kadar açan ve İslamı, içinde bulunduğu toplumun yapısına ve anlayışına göre açıklamaya çalışan en büyük müctehiddir. Bu durum, İslamı anlamayı, anlatmayı ve makasıd-ı şeriaya uygun yaşamayı ve de hükmü hatırda tutmayı kolaylaştırmıştır.
10-)İnsan şahsiyetine ve hürriyetine değer vermesi: Bu tavır, İmamı Azamın değişmez özelliklerinden biridir. O yüzden ferdi, mahkum değil, hakim; memlük değil, malik seviyesinde tutmuştur. Mesela rüştüne ermiş bir kızın, velisinin izni olmadan evlenebilmesi; kadının hakimlik yapabilmesi, en ufak bir şüphede had cezalarının uygulanmaması, sefihin ve borçlunun hacredilmemesi, vakfın caiz bir akit olması gibi.

Bu mevecehede sadece müslime değil, gayri müslim ile zimmiye de ferdi hürriyet ve eşitlik hakkı tanımıştır. Mesela zimmiyi öldüren müslümana kısas uygulanması; Zimminin diyetinin Müslümanla aynı olması; Zimmilerin birbirleri hakkında şahitliklerinin kabul edilmesi gibi gayri müslimlerin temel hak ve hürriyetlerinin esas alınması, bilhassa halkı yeni Müslüman olan ülkelerde tutulup kabul edilmesine sebebiyet vermiştir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...