YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 157. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          

ÖNDER ŞAHSİYETLER-II

İMAM AZAM EBU HANİFE
(I)

a-)Hayatı ve Şahsiyeti
Adı Numan, babasının adı Sabit, dedesi Züta’dır. İmam’ı A’zam H.80 senesinde Küfede doğmuştur. Hangi milletten olduğu ihtilaflıdır. Arap, Farisi, Afgani ve de Türki olduğunu söyleyenler çıkmıştır. Fakat kuvvetli olan: Dedesi Züta’nın, Kabil bölgesinde yaşayan Farisilere mensup bir “Uçbeyi” olduğudur. Nitekim dedeleri, Sa’saniler döneminde önemli vazife ve valilik yapmışlardır.
Züta, Horasan ve İran toprakları fethedildiği sıralarda Müslümanlara esir düşmüş ve İslam ile müşerref olmuş, azat edilince Kabil’den (bugünkü Afganistan’ın başkenti, o zaman İran topraklarına dahil idi) Küfe’ye göç etti. Hz Ali ile tanışıp dost oldu. Züta, oğlu Sabitin elinden tutup Hz Ali’nin yanına götürdü. Halife, Sabit’i sevip ona şöyle dua etti: “Allah, sana, neslinden hayırlı bir zürriyet versin.” işte bu duanın bereketi ile hicri seksen tarihinde Sabit’in oğlu Numan dünya’ya geldi. Küçük yaşta Kuran-ı Kerimi  ezberledi.
İmam-ı Azamın künyesi Ebu Hanifedir. Ama onun Hanife isimli bir kızı yoktur. Dolayısıyla bu şekilde telkip (lakaplandırılması) edilmesi, asli değil, takdiridir. Çünkü İmam-ı Azamın sadece Hammad isimli bir oğlu vardır.(Et- tehzip, c.12,S.80;İ.H El- Asgalani)
Bir başka rivayette şöyle denilmektedir: “Hanife kelimesi Irak lisanında divit manasına gelir. İmam-ı Azam, yanında devamlı divit taşıdığından bu şekilde tesmiye edilmiştir. (El Hayratul Hisan fi managıbi Ebi Hanife ven Numan, S.31-32; İbn-i Hacer el Heytemi )
Bu hususla ilgili 3.bir rivayet de; İmam-ı Azam, ömrü boyunca hep hak istikametinden yana tavır koymuştur ve asla ayrılmamıştır. O itibarla halk, onu bu şekilde tanımış ve tarif etmiş olduğu için, künye, birincinin önüne geçecek şekilde, şöhret bulmuştur(İslam Fıkıh Mezhepleri, S,60, Prof. Dr.Ali Bakkal)
Tabiinden olan İmam-ı Azam Ebu Hanife, Enes b. Malik( ö.93) İle görüşmesi kesin olmakla beraber 15 sahabeyi gördüğü ve onlarla konuştuğu ifade edilir. Çünkü Hz. Enes r.a, hayatının sonunda Küfeye gitmiş orada, bir müddet, ikamet etmiştir.
İmam-ı Azam 55 defa Hacca gitmiş. Sık sık Cafer-i Sadıkla görüşmüş, oldukça zühdü-takva sahibi bir zat olup şüpheli en küçük şeyden ömrü boyunca hep içtinap etmiştir. Çok temiz ve güzel giyinir; cömert, oldukça kanaatkar ve müemmen birisi olduğunu bütün ticari ve beşeri muamelatında açıkça ortaya koymuştur.
Ebu Yusuf onun hakkında şöyle demiştir: ” Hocam Ebu Hanife suret itibariyle insanların en güzeli, sireten en takvası, ahlaken en Muhammedî’si, nutkan en fasihi  ve en mükemmeli, ses itibariyle en güzel ve en tatlısı, ikna itibariyle en mübeyyinidir.”
Oğlu Hammad ise şöyle demiştir: “Babam uzun boylu ama mütenasip, güzel yüzlü ama heybetli, çok güzel konuşur ama az konuşur, asla malayani ile meşgul olmaz.” idi…
Büyük bir zeka ve deha abidesi olduğu herkes tarafından müsellemdir. Nitekim Halife Harun Reşit şöyle demiştir: “Allah, Ebu Hanife’ye rahmet etsin, başkasının baş gözüyle göremediğini o kalp gözüyle görmüştür.”

 Hayatının 52 senesi Emeviler döneminde, 18 yılı ise Abbasiler devrinde ve “daha ziyade” Küfe, Mekke-Medine ve Bağdat üçgeninde geçmiştir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...