YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 140. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

          ETKİLİ VE HİKMETLİ SÖZLER 
(XX)

1041)- Bir kimse sadece hilâf-ı vâkî bir beyanda bulunuyorsa o basit bir yalan; söylediği yalana kendisi de inanıyorsa o mürekkep bir yalan, başkalarını da inandırmak için propaganda yapıyorsa o da müz’af (katlamalı) bir yalandır.
1042)- Allah (celle celâlühû) hiç kimseyi sermayesiz bırakmamış, herkesi mutlaka bir hususiyetle donatmıştır. Önemli olan, en mühim iş ne ise herkesin kendi istidat ve sermayesine göre onu yapmanın peşinde olmasıdır.
1043)- “Yarattım”, “yarattı” gibi laflar birer küfür lafıdır.
1044)- Türkçemiz için bir şey yapmak istiyorsak elden geldiğince yabancı kelimeleri kullanmamaya özen göstermeliyiz.
1045)- Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.
1046)- Lanet lanet, kin kin, gayz da gayz doğurur; bunların hiçbirinin sevgiyi netice vermeyeceği ise açıktır.
1047)- Cenâb-ı Hakk’a sunacağımız ameller arasında duadan daha güçlüsü ve tesirlisi yoktur.
1048)- Bir mü’minin başkalarının hidayeti hususundaki ızdırabı, onun Allah’a imanı ve ötelere olan inancı ölçüsündedir. Kimin ne kadar inancı varsa o ölçüde ızdırabı vardır.
1049)- Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) karşılaştığı herkese sunduğu ilk armağan bir demet tebessümdü. İçi kan ağlarken bile bu böyleydi.
1050)- Farklı bir Peygamberin ümmeti olma farklılığını sergilemek gerekir.
1051)- İmanlı bir insanın ümitsizliğe düşmesi söz konusu olamaz.
1052)- Akıl ile kalbi birbirinden ayırmamalısınız; onların izdivacına her zaman ihtiyaç vardır. Aklın muhakemesi, kalbin de semavîliği ve ledünnîliği omuz omuza olursa, işte o zaman hiç aşılamaz gibi görünen problemler bile kolayca aşılabilir.
1053)- Izdırar, profesyonel bir muallimdir.
1054)-Allah için olamayacaksak olmanın hiçbir anlamı yoktur; öylesi anlamsız bir mevcûdiyettir.
1055)- Yapılması gerekli olan bütün işler tamamlanmış gibi rahat ve rehavete düşmek ne kadar tehlikeli ise, ye’se düşmek ve kuvve-i maneviyeyi kırmak da o kadar tehlikelidir.
1056)- İlminin gereğiyle amel etmeyen ne kadar bilirse bilsin cahildir.
1057)- Kendimizi başkalarına sevdirme gayreti şeytanın bir oyunudur. Önemli olan Hakk’ın sevmesi ve hoşnut olmasıdır.
1058)- Vicdanlara baskının olduğu yerde Demokrasi’den söz edilemez; halkın hissiyatının nazara alınmadığı bir yerde de Cumhuriyet’ten bahsedilemez.
1059)- Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm) için –hâşâ– ‘öldü’ gibi tabirler kullanmak doğru olmaz. Dünya terakkîsine yetmez hâle gelince, O En Büyük Fanî de, ötelere yürümüştür.
1060)- Yapılan hizmetler ölçüsünde bir iç derinliği ve kıvam yoksa, yapılan o iş bir gösterişten ibarettir ve Allah o işe bereket lutfetmez.
1061)-Yaptığı hizmetlerin çokluğuna muhazî (paralel) olarak Rabb’le münasebetini derinleştirme azminde olmayanlar, kendilerini peylemekten başka bir şey yapmıyorlar demektir. Hatta bir manada kendilerini –hâşâ– Allah’ın yerine koyuyorlar demektir.
1062)- İnsan, karakterini delmeme hususunda iffetini koruma ölçüsünde titiz olmalıdır.
1063)- Kendini ifade etme, Allah’ı ifade etmenin önünde gidiyor. Bir zaman insanlar Lat’a, Menat’a tapıyorlardı. Şimdi bazıları kendilerine tapıyorlar.
1064)-Akıbetimizden eminmişiz gibi bir halimiz var; hiç eksiğimiz, kusurumuz yokmuş gibi davranıyoruz.
 1065)- Sefâhet, ruh sefâletinin neticesidir.
1066)- Kendi yaptığı işi beğenme bir münafıklık alâmetidir.
1067)- Bilme sığlaşmaya sebep olmamalı; derinleşmenin yolunu açmalıdır.
1068)- Bir işin daha iyi olmasını arzu etme adına ‘keşke’ denebilir. Kaderi tenkid etme ve ona taş atma manasında ‘keşke’ demekse doğru değildir. İşte bu itibarla Efendimiz, “Lev (keşke) helaktir” buyurmuştur.
1069)- İşkolik olmak başka, işinin aşığı olmak başkadır.
1070)- Gönlünü Cenâb-ı Hakk’a vermiş mü’minler duaya doyma bilmezler.
1071)- İnsanlara karşı edep çerçevesinde hareket etmeyenlerin, Allah’a karşı edepli olmaları da beklenemez.
1072)- Ötede sıratı rahat geçecek olanlar burada sırat-ı müstakîm üzere yaşayan insanlardır.
1073)- Bir kimse din adına bilmesi gerekenleri öğrenmeden cahillikten kurtulmuş sayılmaz.
1074)-  “İğneyle bir dağı yerinden sökmek, bir kalbden kibri çıkarmaktan daha kolaydır” ***
1075)- İnanmış bir gönülde stres olmaz; olsa olsa hafakan olur. Siz ona, “mukaddes hafakan” da diyebilirsiniz.
1076)- Vücudumuzun bir yerinde ağrı, sızı olunca, ‘of, puf’ diyeceğimize, ‘elhamdülillah’ demeliyiz. Nasıl olsa ikisinde de ses çıkıyor. Fakat, birincisinde Rabb’in rubûbiyetine itirazın vebali, ikincisinde ise O’ndan gelene razı olmanın ecri var.
1077)- Göz ibret için, ağız Hakk’a tercüman olmak için, kulak O’ndan gelenleri duymak için ve beden O’nun karşısında kemerbeste-i ubûdiyet içinde durmak içindir. Bunlara dikkat etmeyenler hayatlarını israf etmiş olurlar. Çünkü, yaratılış gayesi istikametinde kullanılmayan her şey boşa harcanmış sayılır.
1078)- Hayat güzel çünkü hayat veren güzel, hayat esas onunla güzel
1079)- Hayatı üzüntüsüz yaşamak değil üzüntüyle yaşamasını bilmek esas sanattır
1080)- Kendinizi kendinize bırakmayın (Kendinizi kendinizden koruyun)
1081)- Kendinizi kendinizden koparmayın (kendinizi kendinizden mahrum bırakmayın)
1082)-Mağrem (sıkıntılar) nisbetinde mağnem (ganimet)
1083)- Atiyyeler matiyyelere göredir
1084)- Cömert ol müsrif olma!.. Tutumlu ol cimri olma!..
1085)- Ciddi ol, katı olma!.. Güleryüzlü ol, sulu olma!..
1086)- Dünya 3 günlüktür.dün, bugün ve yarın. dün geçti, yarının geleceği belli değil. Öyleyse bugünün kıymetini bil.
1087)- Gülmek için mutluluğu beklersen tebessüm bile edemeden ölürsün.
1088)- Özünde soyluluk yoksa İnsanin, taç da giyse soysuzdur !!!
1089)- Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur.
1090)- Rüzgara hakim olamıyorsan yelkenlerini ona göre ayarla. Ve unutma ki hayat karşılaştığın güçlüklerle değil gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir..
1091)- İnsanlar zamanla bir çok şeyi öğrenmişlerdir; kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi; fakat; çok basit bir şeyi öğrenememişler: insan gibi yaşamayı.
1092)- İnsanlar yanlış yapabilirler , yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar.
1093)- Zalim olanlar zayıf kişilerdir. Sevecenlik güçlülerden beklenir…
1094)- Cesaret, tehlike karsısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.
1095)- Bir dostun üzüntüsüne herkes sempati duyabilir. Bu çok kolaydır. Fakat dostun başarısına sempati duyabilmek ise çok sağlam bir karakter gerektirir…
1096)- Her zaman doğruyu söyle..Ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın.
1097)- Kopan gülün dalında durması ne kadar zorsa Kırılan kalbin de onarılması o kadar zordur.
1098)- Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan ol.
1099)- Gülmek senin için bir tutku olsun, bir gün ağlarsan o da mutluluktan olsun.
1100)- Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür.

 

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...