YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 14. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

         MUHARREM ve AŞURA

Hicri tarihin 1435 yılı takvim yaprakları bitti, 1436 senesi başlamış oldu. Ne demek bu? Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed Mustafa S.A.V.ve bütün Müslümanlar, bu kadar sene önce, bu günlerde Mekke’den Medine’ye hicret etmeye başladılar. İnsanlık tarihinin muazzam ve muhteşem bir hadisesi ve tarih başlangıcı olan Hicreti okumak, öğrenmek, düşünmek ve hayatımıza uygulama safhalarını gerçekleştirmektir.
Bu yazımızda, Hicri takvimin ilk ayı olan “ Muharrem” ile Muharrem ayının 0nuncu günü olan “Aşure” gününün anlam ve önemini, ayrı ayrı başlıklar altında anlatmaya çalışacağız.

a)- Muharrem ayı
Muharrem kelimesi Lügat ta: haram kılınan ve muhterem yani hürmet edilen demektir. Istılahta ise Arabi aylardan ve Hicri-Kameri takvimin ilk ayıdır. Muharrem ile birlikte Recep, Zilkade ve Zilhicceye Araplar, "Eşhur-u Hurum" (hürmet edilen aylar)  adını verdiği gibi, “Haram aylar” da denirdi. O itibarla bu aylarda her türlü cidal-niza (kavga-döğüş) ve savaştan uzak dururlardı.
Nitekim Tevbe suresinin 36. Ayet-i Kerimesinde: “Muhakkak ki Cenabı Hakkın yeri ve gökleri yarattığı günden beri Allah katında ayların adedi on ikidir. Bunların dördü Haram aylar (hürmete layık) dır. İşte Allah’ın kanunu budur. Binaen aleyh bu aylarda asla kendinize zulmetmeyin.” Buyurulmaktadır. Çünkü bu aylarda yapılan ibadetin sevabı ve isyanın günahı da  (diğer aylara göre) kat be kat fazladır.
Hicri tarih takvimi, Hz. Muhammed (s. A. s.)'in Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlar. Ondan önce Arapların belli bir tarihi yoktu. Bazı önemli (Hz. İbrahim'in ateşe atılışı, Fil vakası vb.) hadiseleri tarih başlangıcı olarak gösterirlerdi.
Hicretten on altı yıl sonra (M.638), Halife Hz. Ömer, Medine'de bir meclis teşkiliyle, tarih meselesine bir çözüm bulunmasını istedi. Hz. Ali'nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile Hz. Muhammed (a. s)'in hicreti, İslâm tarihine başlangıç ve Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı. Böyle bir uygulamaya sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir:
1)-  Hz. Ömer devrinde ibraz edilen bir borç senedinde ödeme için vâde tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yıla mı yoksa gelecek yıla mı ait olduğu bilinememişti.
2)- Aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş'arî'den gelen bir yazıda; Hilâfet makamından gönderilen kâğıtlardan hangisinin önce ve sonra olduğu; hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinemediği beyanıyla bu meselenin acilen halledilmesi isteniyordu.
İşte bu gibi bazı önemli sebeplerden dolayı Hicret, İslam tarihinde “Milat” teşkil etmiş oldu.
Muharrem ayının Osmanlılar devrinde de ayrı bir yeri vardı. Bu ay dolayısıyla şairlerin yazdığı ve "Muharremiye" adı verilen manzum şiirlerin sayısı oldukça fazladır. Ayrıca yeni sene başı olması hasebiyle bu ayda, devlet ricali, padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahın kendilerine verdiği ayrı ayrı hediyeleri alırlardı.

b)- Aşura Günü
Bütün Sâmî dilleri arasında ortak olan “ Âşûra”  kelimesi, İbranice aşûr'dan gelir. Yahudilerde büyük kefaret günü için kullanılmıştır. İslâm öncesi Araplar tarafından da bilinirdi. Aşure günü adını alan bu günde oruç tutulurdu. Hz. Âişe'den nakledilen şu hadiste: "Cahiliye devrinde Kureyş, aşure gününde oruç tutardı. Hicretten önce Hz. Peygamber de aşure orucu tutardı. Medine'ye hicret ettikten sonra bu oruca devam etti. Ashabına da tutmalarını emretti. Ertesi yıl, Ramazan orucu farz kılınınca, aşûre günü orucunu bıraktı, isteyen bu orucu tuttu, dileyen de bıraktı" şeklinde gelmektedir. (Buhârî, es-Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308).
Hz. Peygamberimiz Medine’ye geldiği zaman Yahudiler ‘in bu gün oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Cevap olarak şöyle dediler: "Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrail oğullarını Firavun'un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a. s.) Allah'a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de tutarız dediler. Hz. Peygamber Efendimiz, "Biz, Musa'nın sünnetine sizden daha layığız,” dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu.  (Buhârî, es-Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309)
Hz. Muhammed (s. a. s), bu ayın dokuz, on veya on ile on birinci günleri oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Peygamber Efendimiz buyurur ki: "Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah'a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur" (Riyazü's-Sâlihin, II, 504).
Diğer hadislerde, Muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği "Aşûra gününde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı ve bir gün oruca karşılık 30 gün oruç tutma sevabının verileceği müjdelenmiştir" (Riyâzü's-Salihin, II, 509).
İslâm Ulaması, Aşûre orucunun vacip değil, sünnet olduğunda itifak etmişlerdir. Yalnız İslâm'ın başlangıcındaki hükmü konusunda, Ebu Hanife vacip derken, İmam Şâfiî “Sünnet-i Müekkede” olduğunu söylemiştir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra, bu oruç müstehap olmuştur. Ayrıca Yahudilere benzememek için bir gün evveli veya bir gün sonrasıyla beraber tutmak Sünnete muvafık olur.
Bugün bütün Sünnî Müslümanlarda Muharrem'in 10'u oruç günü kabul edilirken, bazı tarihi sebeplerden dolayı da mukaddes sayılır.  Ebu’l- Leys  Semerkandi, Tenbihü’l-Gafilin adlı eserinde aşure günü meydana geldiği bilinen bazı kritik olayları şöyle zikretmektedir:
1)-  Gökler ve yer bu gün yaratılmıştır.
2)- . Hz. Âdem (a. s.) Hz. Havva, Cennetten bu gün indirilmişler, Yer yüzünde tevbeleri bu gün kabul edilmiştir.
3)-   Hz. Nuh’un gemisi bugün tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturmuştur. Bilindiği gibi “Nuh Tufanı”  Hz. Nuh'a inananların bir gemi vasıtasıyla kurtulduğu ve inkarcıların da bütünüyle yok olup gittiği bir olaydır. Âşûre adlı tatlının menşei de buna dayandırılır. Gemidekiler, tufandan kurtulmalarına teşekküren, geminin ambarında arta kalan erzakı birleştirerek pişirmişlerdir. İşte aşure pişirme âdeti buradan kalmıştır.
4)-  Hz. İbrahim bugün dünyaya gelmiş ve yine bugün ateşten kurtulmuştur.
5)- Hz. Yakup, oğlu Hz. Yusuf'a bugünde kavuşmuştur.
6)- Eyüp a. S. hastalıktan bu gün şifa bulmuştur.
7)- Musa a. s. ve Beni İsrail Firavun ’un şerrinden bu gün kurtulmuş; Firavun ve ordusu da aynı gün Kızıldeniz’de boğulmuştur.
8)- Yunus a. s. Aşura günü balığın karnından sahili selamete bırakılmıştır.
9)-  Ker belada Hz. Hüseyin ve çevresindeki kırk kişi bu gün şehit edilmiştir.
Emevilerin ikinci hükümdarı Yezit zamanında ve hicri 61/miladi 680 yılı Muharrem ayının onuncu ve Cuma gününde vuku bulan Hz. Hüseyin'in Ker belada şehit edilmesinden dolayı Şiilerce o gün matem günü sayılmış ve bu matem daha sonraları geniş çapta resmi bir hüviyete bürünmüştür. Şiiler, Muharrem'in biri ile onu arasında gülmez, et yemez, yeni elbise giymez, yeni bir işe başlamazlar. On Muharrem dövünme ve yas günüdür. Arkasından Aşure törenleri başlar.
10)- Kıyamet, Aşure ve Cuma günü kopacaktır.
Yine Muharrem ayının on altıncı gününde Kudüs kıble tayin edilmiş ve on yedinci gününde de Kabeyi yıkmak için Mekke’ye yaklaşan Ebrehe ve Fil Ordusu hak ile yeksan olmuştur.
Dua ve İbadetler kitabında Aşura günü neler yapılabilir? Sorusuna şu şekilde cevap verilmiştir:
*Garipleri ve fakirleri sevindirmek iyidir.
*O gün biraz erzak alınırsa, evde yıl boyunca, bereket hasıl olur.
* En az on defa selam alıp verilir.
*O gün gusledenler sağlıklı olur.
*Aşura günü (9. Veya 11.günüyle beraber) oruç tutmak 30 gün oruç tutmuş sevabı kazandırır.
* İstiğfar, Salavat, Tespih, zikir, dua ve Kur’an okuyanlarla ibadet ve taatta bulunanlar fazlasıyla karşılık bulur.

Bil-vesile okuyucularımızın, köylülerimizin ve bütün Müslümanların yeni hicri yıllarını, Muharrem ayı ve Aşure günlerini tebrik; Rabbımızın, âlem-i İslam için her türlü hayırlara vesile kılmasını niyaz ederim.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...