YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 130. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

           İSLAM’A GÖRE FİTNE VE ZARARLARI
I

Lügat manası; altının ve diğer madenlerin; ateşe atılmak suretiyle, halisini sahtesinden ayırmak, denemek, aklını ifsat etmek ve zorbalıkla kalbini değiştirmeye çalışmak ve azgınlık; sapıklık; azap; fikir karışıklığı, bir şeye tutkunluk; günah, küfür, rüsvaylık, göz alıcı güzellik; mal ve evlat gibi anlamlara gelir.
Fitne, İslami Istılahta:  İlk önce imtihan, deneme ve sınama anlamında kullanılmış, daha sonra:"Allahü Teala (cc)'dan imtihan için gelen belâ, musibet, azap ve buna benzer nefsin hoşlanmadığı fiilleri ifade ettiği gibi, insanların birbirlerine zulüm etmesine de fitne denilmiştr."  Kur'an-ı Kerîm'de altmış kadar ayette bu kelime ve türevleri çeşitli anlamlarda kullanılır.
Kur'an-ı Kerim'de
 "Fitne" kavramı farklı anlamlarda kullanılmıştır. Bunları gözden geçirelim:
1- İnsanı deneme manasındaki fitne
Kur'an-ı Kerim'de: " كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ = Her canlı ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de, şer ile de, (fitne olarak) deniyoruz. (Nihayet sonunda) Ancak bize döndürüleceksiniz" (Enbiya; 35) hükmü beyan buyurulmuştur.
Buradaki "Neblûkûm bi'ş-şerri ve'l hayri fitne" cümlesi; İnsanın başına gelen hayrın ve şerrin birer fitne (birer deneme vasıtası) olduğunu haber vermektedir. İnsana herhangi bir hayır isabet eder de, şükredemez veya herhangi bir şerre (musibete) muhatap olur da, sabredemezse; ruhlar aleminde verdiği “misak'a” sadık kalması güçleşir.
İşte bütün İnsanların; sürekli olarak imtihana tabii tutulduğu dünya hayatı, bu açıdan denemelerle (fitnelerle) doludur. Yine bir başka ayet-i kerime'de: " أَحَسِبَ النَّاسُ أَن يُتْرَكُوا أَن يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ
 وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللَّهُ الَّذِينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِبِينَ   = İnsanlar (yalnızca) inandık demeleriyle bırakıla vereceklerini, kendilerinin imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar? And olsun, biz onlardan evvelkileri de imtihan etmişizdir. Allah elbette sadık olanları da elbette yalancı olanları da bilir" (Ankebût; 2-3) hükmü beyan buyurulmuştur.
Bu ayet-i kerime; iman ettikleri için türlü işkencelere ma'ruz kalan müslümanlar hakkında nazil olmuştur. Mekke'deki 'Tebliğ dönemi'nde"; işkenceler altında inleyen mü'minlerin, imtihana tabii tutulduğunun bariz bir delilidir.
Aynı mahiyette olan bir başka deneme de; silâhlı mücadelenin (Kıtalin) farz kılınmasından sonra gündeme girmiştir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُواْ الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ الَّذِينَ خَلَوْاْ مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ الْبَأْسَاء وَالضَّرَّاء وَزُلْزِلُواْ حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ آمَنُواْ مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللّهِ أَلا إِنَّ نَصْرَ اللّهِ قَرِيبٌ   = (Ey Mü'minler) Yoksa siz, sizden evvel geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara Öyle yoksulluk(lar) ve sıkıntı(lar) gelip çattı ve (çeşitli belâlarla) öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber(leri) maiyetindeki mü'minlerle birlikte: "Allahu Teala (cc)'nın yardımı ne zaman?" diyordu. Gözünüzü açın, Allah'ın yardımı yakındır muhakkak" (Bakara; 214) hükmü beyan buyurulmuştur.
Ta-beri'ye göre bu ayet; Hendek savaşı sırasında mü'minlerin çektikleri zahmet ve sıkıntılar üzerine  inmiştir.  Bir başka  rivayete  göre; Uhud savaşında müslümanların uğradıkları felâket üzerine nazil olmuştur.
İbn-i Abbas (ra)'dan gelen rivayete göre ise; "Resûl-İ Ek­rem (s) ve ashabı Medine'ye hicret edince, bir çok açıdan zarara uğramışlardır. Çünkü müslümanlar; evlerini, mallarını ve kıymetli eşyalarını kâfirlere bırakarak hicret etmişlerdir. İşte bu ayet; hicret yüzünden uğradıkları sıkıntı ve zararlardan dolayı müslümanları teselli için inmiştir".

Bu üçüncü rivayet, diğerlerinden daha kuvvetlidir. Zira Uhud savaşı; Al-i İmran sûresi'nde, Hendek savaşı ise "Ahzab" sûresinde anlatılmaktadır. Bu ayetin Bakara sûresinde yer alması; kendilerinden önce gelen ayetlerle ilgisinden dolayıdır. Hz. Âdem (as)'den itibaren; tevhid mücadelesine gönül veren insanların tamamı, değişik fitnelerle (mali sıkıntı, işkence vs) denenmişlerdir. Bu ayette "Sünnetûllah'ın mahiyeti" hatırlatılmakta ve hicret sonucu güç duruma düşen mü'minlere, teselli verilmektedir. Bu aynı zamanda bir müjdedir.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 20!
Derneğimizin 2018-2019 Eğitim yılında lisans öğrencilerine sağlayacağı burs başvuruları 15 Ekim 2018 tarihinde başlayıp 15 Kasım 2018 tarihinde sona erecektir. Burs başvuru formuna derneğimizin sitesinden ulaşabilirsiniz. Formu doldurup Dernek merkezine veya kargo posta yoluyla ulaştırabilirsiniz. Başvurulardan sonra değerlendirme yapılıp burs almaya hak kazananlara bilgi verilecektir. Başvuru Formu için tıklayınız.