YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 113. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

ŞEYTAN VE HİLELERİ
(III)

Şeytanın Vazifesi
 Belirli bir zamana kadar mühlet verilen Şeytan, hatasını anlayıp tevbe ederek suçunu affettirme yoluna gitmedi. Bilakis daha da azgınlaştı. Kendisine, kıyamete kadar meşgul olabileceği bir hedef seçti. Bu hedef, İlâhi rahmetten uzaklaştırılmasına sebep olan insandı. Benliğini intikam duyguları bürümüştü. Cüretkâr bir edâ ile bu duygularını Yüce Allah'a şöyle açıkladı:
"-  قَالَ رَبِّ بِمَا أَغْوَيْتَنِي لأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الأَرْضِ وَلأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ  Beni azdırdığın için yemin ederim ki, yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini saptıracağım" (Hicr, 39).
Anlaşılacağı gibi, Yüce Allah, isyanından dolayı şeytanı hemen huzurundan kovmamış, ona konuşma fırsatı vermiş, hatasını anlayıp tevbe etme imkânı tanımış fakat o, inat ve küfründe ısrar edince, bulunduğu makamdan indirmiş ve tasarladığı plânlarını şöylece sınırlayıvermiştir: “إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلاَّ مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ
Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna. İhlaslı kullarım üzerinde senin bir nüfûzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır” (Hicr, 42).
    قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُومًا مَّدْحُورًا لَّمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ لأَمْلأنَّ جَهَنَّمَ مِنكُمْ أَجْمَعِينَ ”:Yerilmiş ve koğulmuş olarak defol! Yemin olsun ki, insanlardan sana kim uyarsa; sizin hepinizi Cehennem'e dolduracağım” (A'raf, 18).
 Bu âyetlerden de anlaşılacağı gibi şeytana, Allah'ın hâlis kulları üzerinde etkili olabilecek hiç bir güç verilmemiştir. Binaenaleyh düşüncesinde, yaşayışında ve huyunda şeytana karşı olan insan, "Allah'ın kulu" sıfatını koruyacaktır.
Şu halde şeytana uyan ondan, onun tebaasından olup onun âkıbetine uğrayacaktır. Şeytana âit bir vasfı taşıyan kimsede ise, şeytandan bir haslet var demektir (Yazır, a.g.e., 111, 2138).

 Hz. Havva'nın yaratılışından sonra
Bilindiği gibi ilk insan olarak yaratılan Hz. Âdem erkekti; Adn Cenneti'nde ikamet ediyordu. Burası Âdem'in ilk vücut nimetine mazhar olduğu hilkat bahçesiydi. Kendi cinsinden ve nefsinden eşi de yaratıldı. ( Rûm, 21). Eşinin adı Havva idi ( Tec. Sarih Terc. IX, 81). Artık âlemde iki insan vardı: Âdem ve Havva. Böylece insanın Cennet hayatı başlamıştı ve devam ediyordu.
Öte yanda, Âdem'i kendi felaketine sebep bilen şeytan, ondan öç almayı plânlıyordu. Bunun üzerine Âdem ve eşini Allah şöyle uyardı: " وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلاَ مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَا وَلاَ تَقْرَبَا هَذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الْظَّالِمِينَ = Ey Âdem! Eşin ve sen Cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz .." ( Bakara, 35; Tâ-Hâ, 117-119).
Şimdi imtihan edilme sırası Âdem'e gelmişti. Aslında Âdem'e ve eşine, yaklaşılmaması tavsiye edilen ağaç, aynı zamanda bir imtihan vasıtasıydı. Onun meyvasından yemek ise, yasak bir fiilin işlenmesi, yani Allah'ın koyduğu bir yasağın çiğnenmesi demekti. Bu yasağı çiğnemekse bir haksızlık ve dolayısıyla kişinin kendisine zulümdü. Bunun için zalimlerden olursunuz denilmişti (Elmalı, III, 2139).
Bir fırsatını bulup şeytan onlara yaklaştı ve sureti Haktan görünerek şöyle dedi: “  وَقَالَ مَا نَهَاكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَذِهِ الشَّجَرَةِ إِلاَّ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدِينَ   = Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi. Hatta onlara sadece iyilik istiyormuş gibi yemin bile etti: “وَقَاسَمَهُمَا إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحِينَ  = Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.” (A’raf 20-21)
Âdem ve eşi, melek olma veya Cennet'te ebedi kalma ihtimallerini duyunca, şeytanın kendilerine düşman olduğunu unuttular. Böylece Şeytan onların yanılmalarını sağladı Tâhâ, 120"Ağaca yaklaşmayın" emrine karşı sabırsızlık edip ondan yediler : “فَدَلاَّهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْءَاتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ الْجَنَّةِ وَنَادَاهُمَا رَبُّهُمَا أَلَمْ أَنْهَكُمَا عَن تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَا إِنَّ الشَّيْطَآنَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُّبِينٌ = Böylece onları hile ile aldattı. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara: Ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? diye nidâ etti. (A'raf, 22)

Şeytan ve İnsanın Yeryüzüne indirilmesi
Nihayet "şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı: " فَأَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ وَقُلْنَا اهْبِطُواْ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِي الأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ إِلَى حِينٍ = Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik (Bakara, 36) ve
Hz. Âdem ile Havva, emre uyup yeryüzüne indiler, yeryüzünde tekrar buluştular. Fakat hatalarını çok çabuk anladılar, meleklerin yolunu seçerek derhal tevbe ettiler. Allah da tevbelerini kabul etti. Rab'larına birlikte şöyle dua ettiler: " قَالاَ رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِين = Rabbimiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, kaybedenlerden oluruz... (A'raf, 23).

Allah ikisinden pek çok erkek ve kadın türetti (en-Nisa, 4/1). Yeryüzünde insanlar çoğaldı. Allah, Âdem'in çocuklarını peygamber yaptı. (Bakara, 38; Âli İmrân 33; Tâhâ, 122-123).Şeytana karşı insanı peygamberlerle korudu. Artık hidayet peygamberlerin, dalâlet de şeytanın yolu oldu. Âdem'in oğullarından Hâbil ve Kabil'in kişiliğinde de Melek-Şeytan kutuplaşması vardı (Çakan-Solmaz, age, I, 27).
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...