YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 111. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

ŞEYTAN VE HİLELERİ
(I)

Şeytan Kelimesi ve Manası
Şeytan, Arapça’da ya "şetane" kökünden; rahmetten ve hak yoldan uzaklaşan manasına sıfatı müşebbehe olur. Veya "Şâta" fiilinden, öfkeden ve hasedinden tutuştu, helak olacak hale geldi ve çatladı manalarınaa gelir.
Şeytan kelimesinin İbranicedeki adı “Satan” olup, rakip, muhalif, düşman gibi anlamlara gelir. Tevrat'ta da aynı anlamda kullanılmıştır. İncil’de ise, bu dünyanın ve şer güçlerin reisi gibi karakterlerle anlatılır.
Adem (a.s)'a secde emrinden önceki ismi, Süryanice " Allah tarafından desteklenmiş" anlamına gelen Azâzil, Arapça Hâris idi.
İslam terminolojisinde ise: Hz. Allah'ın Âdem'e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için ilâhi rahmetten kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, Cin taifesinin inkarcı kesiminden ( Kehf, 50) metafizik bir varlıktır. İnsanlardan, cinlerden ve hayvanlardan isyan eden ve zarar verenlere de bazen “ Şeytan” denir.

Şeytanın Kuar’an’daki Bazı Habis Sıfatları
Garûr  (devamlı aldatan),
Vesvas (Vesvese veren),
Hannâs (Çok sinsi),
Kâfir-Kefur (Allah’a karşı nankör),
Sağîr (alçak),
Mârid  (kaba-saba),
Tâif (dolaşan),
Fâtin (Fitnecibaşı),
Mel'ûn (Allahın lanetine uğramış),
Mez'ûm (Yerilmiş ve günahkar)
Medhûr (zelil),
Hazûl (Yüz üstü bırakan),
Adüvv (düşman),
Mudill (Saptıran),
Merid'dir (İnatçı)
Racim ( taşlanmış)

                                                                                                (Frûzâbâdi, Kâmus, IV, 665; R. Isfahâni, el-Müfredât  s. 383; )

Velhasıl o; her türlü kötülükle meşbudur. Sapıklık, pislik, rezalet ve karanlığın sembolü, düşmanlık, kin ve nefretin müşahhas timsali, isyan, tuğyan ve fitne-fesat abidesi, yalan ve aldatmanın en büyük patronu; menhus, menfur bir varlıktır.

Yaratılışı ve Secde emrinden önceki durumu
Melekler ve Cinler Âdem (a. s) den önce yaratılmışlar idi ( Bakara, 31; Hicr, 26-29). Şeytan, Meleklerin arasında onlarla beraber ibadet ediyordu. Aslı cinlerden olup ( Kehf, 50) Hz. Âdem'e secde emrine kadar egosuna dokunan bir teklif ile imtihan olunmamıştı. Onun, bu ana kadar, ihlasla mı, yoksa nefsinin arzu ve isteklerine göre mi hareket ettiği (Melekler tarafından) bilinmiyordu.
Hz. Allah, Ademi çamurdan iskelet haline getirince Azazil onu tanımak istedi. Öyle ya bu yakışıklı cesed ve güzel şekil acaba neden yaratılıyordu? Şöyle bir etrafında dolaştı. Bu boylu poslu ve uzun endamlı suretin içi boş, ağzı, burnu ve kulağı var. Onu görünce kendi kendine mırıldandı: “Şayet ben senden üstün olursam seni yaşatmam. Sen benden üstün olursan asla sana boyun eğmem.”

Hz. Âdem’e Secde Emri
Cenabı Hak, Âdeme kendi ruhundan üfleyip ona hayat bahşettikten ve bütün esmayı (eşyanın isimleri ve ilimlerini ) ona öğretip kainatın eşrefi ve en mükerremi kıldıktan sonra “Ademe secde edin” emrini verdi bütün gök ehline. Buna meleklerle beraber Azazil de dahildi. Çünkü o da Meleklerin arasında bulunuyordu. Onların cinsinden değildi ama melekler gibi ibadet etme vasıflarına sahipti. Bütün Melaike-i Kiram hazaratı en ufak bir tereddüt göstermeden derhal top yekün (cemaat halinde) firesiz secdeye kapandılar. Ama o hiç oralı olmadı, dikelip kaldı.
Âdem'e secde emri, onun fasit düşünce ve zu’mu batılı (yanlış inancı) na hiç uygun gelmedi. O itibarla emri-İlahiyi yerine getirmekten kaçındı. Suçunu itiraf edip özür dileyerek tevbe-istiğfar edeceği yerde haklı olduğunu savunmaya kalkıştı. Fakat özrü kabahatinden büyüktü.

Şeytan’ın Secde etmeme bahaneleri
1- Kendisi Adem’den önce yaratılmıştı: Kıdemli ve daha tecrübeliydi.
2- Ateşten yaratılmıştı. Ateş her şeyi en kısa zamanda yakıp yok ederdi.  O yüzden Allah düşmanlarına azap torakla değil ateşle olacaktı. Ona göre ateşten yaratılmış olmak bir üstünlük sebebiydi. (Sâ'd, 71-85). Bu safsatayla hareket ederek, ateşin topraktan üstünlüğü gibi iki madde arasında, aslında olmayan bir farklılık görmüştü.
Her iki maddenin yaratıcısının da Allah olduğunu itiraf etmesine rağmen Âdem'in yeryüzünde Allah'ın halifesi olması, Allah'tan bir ruh taşıması gibi ( Hicr, 29; Sâd, 72) asıl üstünlüklerini bilmezden gelmişti. Âdem’de toprak, kendisinde ateşten başka bir mâhiyet görmemiş; ölüden diri, diriden ölü yaratan ve bütün meziyetleri bahşeden Allah'ı maddeye mahkum sanmıştı. ( Elmalı, III, 2133; Mehmet Solmaz-İsmail L. Çakan, Peygamberler ve Tevhid Mücadelesi, I, 19).
3- Bir müddet Meleklerin arasında kaldığı için “ne oldum delisi” olup havalara giren ve ayakları yere basmayan İblis, alim ve abid birisi olmasına rağmen, kendisini dev aynasında görmüş ve şeytanca bir yanılgıya düşmüştü ki aynı anda bir sürü ısyan ve tuğyanı birden işlemişti şöyle ki:
a-) Küfür= Küfran-ı ni’met: Allah’ın kendisine bahşettiği meleklerin yanında ve mukarrabün sınıfının içinde bulunarak kulluk neşvesine sahip olma gibi nimetleri yok saymıştır.
b)- Kibir ve gurur gibi Allah ile boy ölçüşme anlamı taşıyan ve haddini bilmemenin en büyük alameti farikası olan bir duruma düşmüştür.
c-) İnat etme ve ayak direme: Hz. Adem gibi hatasını anlayıp derhal af ve mağfiret talep etmesi icap ederken tam tersi bir yol izlemiştir.
d-) Hatta daha da ileri giderek Hz. Allah’a sen nasıl olur da Adem’i benden üstün yaratırsın diye her türlü habasetine rağmen hesap sormaya cür’et etmiştir. Nitekim ayeti kerimede şöyle gelmiştir.
قَالَ أَرَأَيْتَكَ هَذَا الَّذِي كَرَّمْتَ عَلَيَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُ إَلاَّ قَلِيلاً = Şu benden üstün yaptığını gördün mü (nesi var onun ki onu benden üstün kıldın)? Andolsun, eğer beni kıyâmet gününe kadar ertelersen, onun zürriyetini, pek azı hariç kökünden koparıp sürükleyeceğim! dedi.
.4- Kendisinin ölümsüz, Adem’in ise ölümlü olacağı gibi batıl düşünce taşımasıdır.

Böylece haset, ucüb (kendini beğenme) ve enaniyet (egoizm), fısk ( yoldan kayma ve çıkma) edepsizlik, tahkır gibi duygularıyla hareket ederek, Allah'ın emrine rağmen,  insanın üstünlüğünü kabul etmemiş veya edememiştir.
Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...