YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 110. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAM’A GÖRE GÜNAH VE ÇEŞİTLERİ
(V)

Peygamberler Günah işlemekten Ma’sumdur
Peygamberler, insan olmaları itibariyle günah işleme gücüne sahip oldukları halde, Allah tarafından korunmuşlardır. İşte, onların bu özellik ve sıfatlarına ismet denir. Zira Peygamberler, gerek sözlerinde ve gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek, değerlerini düşürecek hatalardan korunmuşlardır. Meselâ; peygamberler, peygamberliklerinden önce ve sonra en büyük günah olan Allah'a şirk (ortak) koşmaktan korunmuşlardır. Yine İlâhî vazifelerini yerine getirip, Allah'tan aldıkları vahyi insanlara bildirirken unutmaları ve hata etmeleri, onlar hakkında câiz değildir.
 Peygamberlikten önce çok nâdir olarak küçük hatalar yapmaları mümkün ise de peygamber olmalarıyla birlikte halleri Allah tarafından düzeltilir. Peygamber olduktan sonra ise kesin olarak büyük günah işlemezler. Ancak, birtakım hikmetlere uygun olarak kendilerinden sehven zelle denilen küçük hatalar meydana gelebilir, fakat onlar kendi hallerine bırakılmazlar. Peygamberler de bunda ısrar etmezler. Peygamberlerin amel defterleri tertemizdir. Onlara günah adına bir şey yazılmaz (N. es-Sabûnî, Mâturidiyye Akaidi, Terc. Bekir Topaloğlu, s. 121-122; Ali Arslan Aydın, İslâm'da İman ve Esasları, s. 195-196).
Peygamberler melek değil beşerdirler. Bu sebeple zelleleri ve hataları olabilir. Zelleleri ise yüce makamlarına göredir. Nadiren yanılma ve hata etmelerinin hikmeti beşer olduklarının isbatı içindir. Tevbe ve istiğfarları ise; işledikleri günah için değil, ibadet için veya ümmetlerine öğretmek içindir.
Peygamberlerden başka masum kimse yoktur. Çünkü İsmet, peygamberlere mahsus bir özelliktir.

Melekler de Günah işlemez
Melekler de peygamberler gibi masumdurlar. Zira onlarda akıl vardır ama nefis denilen şer ve kötü mahluk yoktur. Yaratılış gayeleri ins-i cin gibi imtihan; yani: “لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا   = Sizi imtihana çekip hanginizin davranış bakımından daha güzel olduğunu bildirmek için. Sırrına matuf değildir. Sadece hep iyilik ve hayır üzere hareket etmeye kurgulanmışlardır.
O yüzdendir ki ayeti kerimede: “لَا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ  = Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yaparlar” diye Hz. Allah onları tarif etmektedir.

Kur'ân-ı Kerim'deki pek çok ayetlerde meleklerin çeşitli görevleri belirtilmiş, yaptıkları işlerin önemine ve özelliğine göre aldıkları isimler beyan olunmuştur. Yerlerde ve göklerde, Kürsî'de ve Arş etrafında, Beytu'l Ma'mur ve Sidre-i Münteha'da, Cennet ve Cehennem'de vazifeli sayısız melekler vardır.
Bütün melekleri, çok çeşitli olan görevlerine ve yaptıkları işlerin mahiyetine göre, tanzim edip yöneten dört büyük melek, meleklerin başları ve amirleridir. Bu görevlerin en başta geleni ve en önemlisi; peygamberlere Allah (c.c.)'ın ilâhî vahyini ulaştırmak, yani Allah'ın emirlerini tebliğ etmektir.
Bu bakımdan, melek denilince akla her şeyden önce, "Cebrail" adıyla tanınan vahiy meleği gelir. Sonra diğer görev gruplarının başları olan Azrâil, Mikâil ve İsrâfil gelir. Bu dört melek, meleklerin "Resulleri"dir.
Gerçek şudur ki; bütün meleklerin ne gibi görevleri olduğunu tafsilâtıyla bilmemize imkân yoktur. Ancak Kur'ân-ı Kerim, meleklerin bazı görevlerini ve her göreve göre onlara verilen melek ismini haber vermiştir. Onlara, bildirildiği isim ve vasıflarıyla inanmak gereklidir. Çünkü bu görev ve ve isimler kesinlik ifade eden dinî nasslarla sabit olmuştur.

Şia’da İmamların Masumiyeti  (Günahsız olması) Meselesi

Şia'ya göre; imamet, peygamberliğin bir parçası ve devamıdır. Bunun için imamlar da peygamberlerin vasıflarını taşırlar, imamlıktan önce ve sonra küfre düşmezler, gizli açık hiç bir günah işlemezler; unutma, hata etme gibi eksiklerden uzaktırlar. Çünkü onlar, peygamberlerin vasileri olup, peygamberlerden sonra halka, din ve dünya işlerinde, Allah'ın emri ve Peygamber'in tebliği ile imamet makamına gelmişlerdir.
İslâm ümmeti içinde, Şia fırkası dışında hiç bir kimse imamın masum olduğunu kabul etmez. Çünkü  Ehl-i Sünnet'e göre, ismet, peygamberlere mahsus bir sıfattır ve peygamberlik şartlarındandır; imamlık şartlarından değildir.
Binaen aleyh İslamın inanç esasları içinde Peygamberden başka bir kişiye iman diye bir durum yoktur.
Müçtehitler ve evliyaullah da dahil istisnasız herkes, bil-fiil günah işleyebilir olup asla masum değildirler.

Masumane söylenen bu tür sözler, büyük hem de en büyük, günahın ta kendisidir. Çünkü masumiyet karinesi bulunmamaktadır.
Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...