YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 106. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İSLAM’A GÖRE GÜNAH VE ÇEŞİTLERİ
(I)

Günah Kavramı
Allah'ın buyruklarına aykırı düşen, dinen suç sayılan davranışlar, İslâm Şerîatının ve temiz insan fıtratının yapılmamasını emrettiği hususlardır. Arapça'da günâh'ın karşılığında; İsm, zenb, isyan, cürm kelimeleri kullanılır.
İsm, günâhın tam karşılık anlamıdır. Zenb (cürm), insanın Allah'ın rızasını kazanmasını engelleyen; isyan, Allah'a itaat etmemek-demektir (Cürcânî, Ta'rifât, s. 9, 107, I51).
Esasen Allah'ı tanımaya, kulluğa engel olan, Allah ile kulun arasına perde olan her şey günâhtır.

Peygamberimizin Günah Tarifi
Peygamberimiz günah ve sevabı şöyle tarif etmiştir: “( البر حسن الخلق ، والإثم ما حاك في نفسك وكرهت أن يطلع عليه الناس Birr (sevap, iyilik) ahlak güzelliğidir. İsm (günâh) da nefsinde iz bırakıp da başkalarınca bilinmesini istemediğin şeydir.
”Vâbisete'bn-i Ma'bed (ra) den rivâyete göre şöyle demiştir: “Resûlullah (sav)'in huzûruna vardım. Birr'in ne olduğunu sormağa mı geldin? diye (ben daha suâl etmeden) O, sordu. Evet, dedim. Buyurdu ki: " استفت قلبك ، البر ما اطمأنت إليه النفس ، واطمأن إليه القلب ، والإثم ما حاك في النفس وتردد في الصدر وإن أفتاك الناس وأفتوك
Kalbine danış (kalbinden fetvâ iste). İyilik nefsi te'min, kalbi tatmin eden; günah da nefiste iz bırakan ve başkaları fetva verseler, fetvalar verseler bile sînede yine tereddüdden kurtulmayan (vicdânı teskin etmeyen) şeydir." (Nevevi, Kırk Hadis ve Şarhı, s, 15)

Mes’eleyi Tahlil
Rahman ve Gaffar olan Mevla-i Müteal, insanı öyle bir kıvam ve kıyam üzere donatmıştır ki, nasıl para sayma makinaları kalp parayla gerçeğini ayırabiliyorsa, insanın kalbi de iyiyi-kötüyü, günahı-sevabı çok rahat bir şekilde fark ediyor.
İşbu Hadisi Şeriflerden elde edilen Sonuçlara göre Günah kriterleri şöyledir:
*Kalbi-Selim, iyilik-hayır ve sevap işleyince itmi’nan (huzura ve rahat )’a ererek; Şer şeylerden de nefret ederek hemen tepkisini ortaya koyuyor.
*İnsan, kalbine konulan bir algı ile, kötülüğü farkederek başkasından derhal saklama yoluna gidiyor.
*Başkası ne derse desin önemli olan kalp ve vicdan denilen pusulanın rotayı nasıl gösterdiğidir.
Bu durum aslında Din’in fıtri bir durum olup vicdan mekanizmasıyla nasıl muvafakat arz ettiğini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Nitekim bir ayette:  “فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيمًا
Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.
Yani din ile vicdan uyuşmasına gerçek iman denilmiş oluyor.  ((Nevevi, age, s, 15)

Günahlardan Kaçınmak
Dinimizde günâhlardan sakınmak, farzları yapmaktan önce gelir. Önce tahliye ( noktalı hı ile) yani kalp günâhlardan temizlenir, sonra tahliye (noktasız ha ile) =farzları yapmakla süslenir. Başka bir ifade ile ise: Evvela enkaz temizlenir sonra bina yapılır. Çünkü günahlar ve haramlar dinî duyguyu yok eder, zehirler. Ne var ki bu zehirler görünürde bal gibidir; tatlı gelebilir fakat insanın manevî duygularını öldürür.
Unutulmamalıdır ki her nimet külfet karşılığıdır. Cennet ve Cemâlullah'ı isteyenler nefse tatlı gelen günâhlara girmemek için birtakım külfet ve zorluklara katlanmak ve Allah'a sığınmak zorundadır. Müminler ihsân sırrı ile Rabblerine kendilerini görüyormuş gibi kulluk ederler. Sol omuzlarında günâhlarını yazan bir meleğin olduğunun şuuru içinde hareket ederler.

Diğer Dinlerde Günah

Yahudilikte
Yahudî ve Hristiyanlar, dinlerinin birçok esaslarını bozdukları gibi günâh kavramını da kendi arzularına göre değiştirmişlerdir. Yahudiler; Allah'ın seçilmiş kulları oldukları inancıyla, kendi ırklarından olmayan insanlara yaptıkları kötülükleri mübah kabul ederler. Yahudiler, Kendilerinin cehennemde sayılı günler kalacaklarına, sonra yalnızca kendi ırklarının cennete gireceğine inanırlar. Nitekim Kur’anı Kerim onların bu zu’mu batılalarını şöyle anlatmaktadır:"وَقَالُواْ لَن تَمَسَّنَا النَّارُ إِلاَّ أَيَّاماً مَّعْدُودَةً قُلْ أَتَّخَذْتُمْ عِندَ اللّهِ عَهْدًا فَلَن يُخْلِفَ اللّهُ عَهْدَهُ أَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ = Ates bize sadece sayili birkac gun degecektir, derler; sor, "Allah katindan siz soz mu aldiniz?", eger oyle ise Allah sozunden caymayacaktir" "Yoksa Allah'a karsi bilmediginiz bir sey mi soyluyorsunuz?" (Bakara, 80) Bu materyalist millet eskiden günâh keçisi adını verdikleri bir keçiyi sırtına günâhlarını yükledikleri gerekçesiyle çöle salarlar ve böylece günâhlardan kurtulduklarına inanırlardı.

Hıristiyanlıkta
Hristiyanlar Hz. Âdem (a.s.)'ın işlediği ilk günâhtan dolayı bütün insanların günahkâr doğduğuna; Hz. İsa (a.s.)'ın kendisini feda ederek insanların günâhlarını temizlediğine inanırlar. Hz. İsa (a.s.)'ın ölümünü temsil eden vaftiz ayini ile çocukların günahlarından temizlendiğini kabul ederler. Bağışlama yetkisini böylece Tanrının elinden alan hristiyanlar, insanları sonraki dönemlerde kontrol etmek için günâhlarını papazlara itiraf ettirmek süretiyle bağışlarlar. Bu işleme Hristiyanlıkta "günâh çıkarma" denir. İlk defa dördüncü Latran Konsili'nde (M.1215) ergenlik çağına giren her hristiyan için yılda bir defa günâh çıkarma kararı alınmıştır. Papazların kiliselerde günâh çıkardıkları özel yerlere günâh çıkarma hücreleri denilir. Bu hücreler kiliselere 16. yüzyıldan itibaren eklenmiştir.

Balkıca

Döviz

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...