YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 103. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İMAN VE TEVHİT
(VI)

Allah’ı kim yarattı?
Bu soru dil bilgisi kurallarına göre bir soru özelliği taşısa bile, mantık yönü ile yanlış bir sorudur. Bir kere yaratılan yaratıcı olamaz. Allah’ın bir yaratıcı olması için yaratılmış olmaması lazım.
Her şeyin bir sebebi olduğunu görenler, Allah için de bir sebep arıyorlar, bununla da akıllılık yaptıklarını zannediyorlar. Allah’ın her şeyin sebebi olduğunu bilmiyorlar. Her şeyi bir yaratıcıya dayandırmadan hiç bir şeyi açıklayamayız. Her şeyi bir şeye dayamadıkça bu sorularının arkası kesilmez. Mesela binlerce sıfırı yan yana dizelim sıfırın dışında rakamlardan birini onlarının önüne koymadıkça sıfırlar milyonlarca da olsa hiç bir şey ifade etmeyeceklerdir.

Soralım başımız nerede duruyor, omuzlarımızın üzerinde, omuzlarımız neyin üzerinde, gövdemizin, gövdemiz ayaklarımızın, ayaklarımız dünyanın, dünya neyin üzerinde?  Aynı soruyu değiştirerek kendimize soralım beni annem dünyaya getirdi, annemi anneannem, onu onun annesi, onun annesini kim??? Bu soruları ilk insan Hz. Adem ve Havva’ya kadar götürürüz ya ondan sonra ....
Bu türlü mantık yürütmeler, tavuk mu yumurtadan çıktı, yoksa yumurta mı tavuktan çıktı sorusunun tekrarına benzer, bu soru birinden birine öncelik vermeden bitmez, tavuğa öncelik verirseniz, tavuğu yaratan birini kabul etmeniz gerekecek, siz burada durmayıp tavuğu kim yarattı, başka bir tavuk, başka bir tavuğu kim yarattı daha başka bir tavuk diye devam ederseniz, halinize tavuklar bile güler.
İşi mutlaka bir tavuğa dayayacak ve onu yaratan da Allah’tır diyeceksiniz, yada ömrünüz yeterse tavuk sülalesi sayma gibi bir mirası ölümünüzden sonra sizden sonrakilere bırakıp gideceksiniz.
Allah’ı (haşa) kim yarattı sorusuna, mantıksız olmasına rağmen cevap olarak Allah’ı da başka bir Allah yarattı desek, bu cevap da yetmeyecek çünkü, soru bu sefer de Allah’ı yaratan Allah’ı kim yarattı şeklinde sürüp gidecek. Her şey bir sebeptir. Bu sebepleri kendisinin sebebi olmayan biri yaratabilir, o da Allah’tır.
Bu kadar sebebin varlık sebebini Allah’ın yaratmasına vermez tabiat yarattı veya sebepler yarattı derseniz, yaptığınız iş binlerce sıfırın yanını bir kaç sıfır koymaktan öte gitmez. Sıfırların çoğalması hiç bir şey ifade etmez ve meseleyi de çözmez.

 Allah’ın aynı anda her yerde isim ve sıfatları ile tecelli etmesini ve bize şah damarımızdan daha yakın olmasını nasıl anlayacağız?

Allah’ın, kullarının her şeyinden aynı anda haberdar olması, herkesin içinden geçenleri bilmesi, insanlara şah damarlarından daha yakın olması, insanların da Allah’tan sonsuz derecede uzak olması hakikatini aklına sığdıramayan insanlar bu gerçeği inkar yoluna gidiyorlar. Her şeyi Allah’ın yarattığı gerçeğine kesin inanarak yola çıkan insanlar, aşağıda vereceğimiz misallerle tatmin olacaklardır. Misallerin özü şu olacak: Allah için aklımızın almadığı işleri onun yarattığı varlıklar bile yapıyorsa, onları yaratan için böyle şeyleri yapar mı diye düşünmek onun kudretini anlayamamaktan kaynaklanıyordur.
Mesela Allah’ın yarattığı bir varlık olan, Ruhumuz aynı anda vücudumuzun her yerinde görev yapmakta ve bir görevi diğerine mani olmamaktadır. Konuşmamız duymamıza duymamız düşünmemize, düşünmemiz soğuğu sıcağı hissetmemize mani değildir. Yine Allah’ın yarattığı kainatta bir varlık olan güneş kendine yakın olan şeyleri aydınlatırken uzak olanların aydınlatılmasında zorluk çekmiyor. Dağın zirvesindeki kartalın gözbebeğinde kendini gösterirken, ovada otlayan koyunun da gözbebeğinde kendini gösterebiliyor. Güneş denizin yüzeyinde kendini gösterirken, binlerce parçaya bölünmüş cam parçalarında, kar tanelerinde de görünüyor. Çok yer de görünmek ona zahmet vermiyor. Bir zerrede görünmekle, bin zerrede görünmek ona zor gelmiyor.

Ağaçlara baktığımızda bu hakikatin onlarda da kendini gösterdiğini görmekteyiz.
Bir ağacın kökü, yaprakları bir tane de olsa, bin tane de olsa hepsi ile ilgileniyor. Birileri ile ilgilenmek diğer yapraklarla ilgilenmesine mani olmuyor. Aynı anda her an ağacın bütün üyelerini görüp gözetiyor. Böyle bir ilgi ve görüp gözetmeden köke yakın yapraklar istifade ederken uzaktakiler mahrum kalmıyor. Yani basit bir ağaç için bile kendine uzak olanla yakın olana aynı anda ulaşmak zor olmuyorsa, Bütün ağaçları ve güneşleri yaratan için yarattığı aciz varlıkların bile yaptığı işleri Allah’ın yapamayacağını düşünmek, öğrencinin yaptığı işi ona öğreten öğretmeninin yapamayacağını düşünmek kadar komik olur.

 Allah’ın dokunmadan iş yapmasını nasıl anlayacağız?
Bu konuya da yukarıdaki meseleye baktığımız açıdan bakabiliriz. Allah’ın aciz kulları bizler dahi dokunmadan, temas etmeden işler yapabiliyoruz. Mesela: Kitabı yarım metreden okuruz, Yine elektriğin biz aydınlatması için bizimle temasına gerek yok, bize dokunmadan da bizi aydınlatabilir. Hiç acı vermeden de gözümüzün içine girer. Uzaktan kumandalı cihazlar dokunmadan iş yapma gerçeğinin en iyi anlatan örneklerdir. Lazer ışınları da konumuzun anlaşılmasında bizlere yardım eder. Evet aklımıza bu kadar yaklaşan gerçeği aklen kabul etmek akıllıca olur. Hala bu konuyu kişinin aklı almıyor ve kabul etmekte zorlanıyorsa o kişinin aklıyla bir problemi olduğu gerçeğini kabul etmesi daha kolaydır.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...