YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 100. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

İMAN VE TEVHİT
(III)

Kâinattaki hassas denge

*Allah, kainattaki hassas dengeyi bazı canlıları, bazı canlıların ihtiyacı veya düşmanı yapmakla koruyor. Mesela zararlı haşaratın en büyük düşmanı: peygamber devesi denilen 7-8 cm uzunluğundaki bir böcektir. Bu böcek sadece bir defada 125-350 kadar yavru çıkartarak dünyamızdaki hassas dengeyi sağlıyor.

* Bir cins ev faresinin bir sene içinde 400’e, ikinci sene 65 bine ulaştığı tespit edilmiştir. Eğer bu üreme ilahi bir mekanizma tarafından kontrol altına alınmasa idi, iki sene içinde yeryüzünü iki karış fare kaplardı.

*Denizlere bir göz attığımızda karşımıza daha ilginç şeyler çıkıyor. Denizlerde milyonlarca yumurta yumurtlayan balıkların hiç düşmanları olmasaydı, denizler balıktan geçilmez olacaktı. Mesela mezgit balığı bir senede 6 milyon yumurta bırakmaktadır.

*Yine denizlere bakalım. Dünyamızdan saniyede 16 milyon ton su buharlaşır. Ve dünyanın dört bir yanına dağılır. Böyle bir sıcaklığı kömür yakarak sağlamaya çalışsa idik 410 000 000 000 000 000 bu kadar ton kömürü her saniye yakmamız gerekecekti. Allah’a hamd olsun güneşin yüzeyindeki 6000 derecelik sıcaklık bizleri böyle üstesinden gelemeyeceğimiz bir zahmetten kurtarıyor.

 *Yeryüzündeki buhar dengesini birde Akdeniz’den bakalım. Akdeniz de muhteşem bir buhar dengesi vardır. Akdeniz iklimi genelde sıcak olduğundan Akdeniz suyu en çok buharlaşan denizlerden biridir. Bu denizden saniyede 116.000 ton buhar üretilir. Bu buharlar bulutları meydana getirir. Ve bu bulutlarda rüzgarlara binerek suya muhtaç yerlere giderler. Şimdi bir hesap yapalım, Akdeniz bu buharlaşan suyunu geri nasıl alıyor da su eksilmiyor. Eğer buharla kaybettiği suyunu alamasaydı, her yıl 1,5 m. alçalacaktı. İlahi kudret bu noktada bulutları Akdeniz’in yardımına koşturur diğer denizlere koşturduğu gibi. Bu yardımla her saniye gelen su miktarı 31,000 tondur. Akdeniz’e dökülen ırmakların sularına baktığımızda onların da miktarı her saniye akan su 7.300 tondur. Geriye 75-76 ton su açığı var. Bu açık nasıl kapatılıyor? İlahi denge burada kendini gösteriyor. Karadeniz’de buharlaşma azdır. bunun yanında Don, Volga ve Tuna ırmakları onu sürekli beslemektedir. Ama buna rağmen dolup taşmaz. Bunun sebebi de her an Marmara denizinden alt akıntı ile Akdeniz’e 6000 ton su göndermesidir. Geriye kalan 70 000 ton su ise Atlas okyanusundan 500 metre derinliğindeki Cebel-i Tarık boğazından geçerek Akdeniz’e gelir. Bu ve daha bir çok misaller kainattaki hassas dengeyi bizlere gösteriyor. Her şey Ona işaret ediyor.

Kâinattaki Ahenk (uyum)

Her şey yerli yerinde olmasa halimiz nasıl olurdu acaba? Mesela: fareler develer gibi develer de fareler gibi olsa idi; insanların bazı organları başka canlılarda, başka canlıların bazı organları da insanlarda olsaydı; gözümüzün biri karnımızda biride sırtımızda olsa idi, dilimiz kolumuzdan, burnumuz leylekten uzun olsa idi, kısaca her şey şimdikinden farklı olsa idi, her şey her şey ile yer değişse idi halimiz nasıl olurdu? Saçlarımız gibi kaşlarımız da uzasa, boyumuzun uzaması hiç durmasaydı, yediklerimizi çıkaramasa idik halimiz ne olurdu?

Her şey yaşadığı ortama uygun yaratılıyor. Yaşadığı Ortamda ona ne lazımsa onunla donatılıyor.

 Mesela çok örnekten deveye bakalım. Kuran soruyor “أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ “ = (İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı? (Gaşiye,17) Bir bakalım deveye ne gibi harikalar var. Hecin (bir deve cinsi ) devesi uzun süre susuzluğa dayanabilir. Sebebi hörgücündeki yağlardır. Susuzluk anında bu yağlar parçalanır ve hidrojen açığa çıkar. Nefes yolu ile de oksijen alınca hidrojen ve oksijen birleşiminden deve suyunu elde edebilir. Develer böylece susuz çöllerde uzun süre seyahat edebilirler. Aynı çölde yüzlerce kimyacı yolculuk yapsa, susuz kaldıklarında deveye yaptırılana işi yapamazlar. Böyle harika bir işi devenin yaptığını kabul etmek ancak develerin işi olur herhalde? Devenin kirpikleri geniştir. Çöl fırtınalarında uzun kirpikler göze kum girmesini önler, dudakları yiyeceğine göre ayarlanmıştır. Üst dudağı yukarı doğru yarıktır. Yiyeceklerinin arasında bulunan dikenli şeyler dudaklarını tahrip etmeden geçebilir. Ayakları çok geniştir. Çölün kumuna saplanmasın diye.

Develer kendi ürelerini (dışkılarını) ihtiyaç anında tekrar kullanabilirler. Onları besin haline dönüştürebiliyor. Diğer taraftan da onları karaciğerinden geçirip su elde edebilir. Böylesine, insan teknolojisi hala ulaşmış değil. Daha bir çok özelliği ile deve yaşadığı ortama göre yaratıldığını çevre ile uyum içinde donatıldığını en kör gözlere bile göstermektedir. Her şeyi yaratan yarattığı şeyleri ihtiyaçlarını sağlamaya uygun bir şekilde yaratıyor. Kime mide vermişse ona uygun gıdayı da dünya sofrasına koymuş.

15

saniye icerisinde siteye yonlendirileceksiniz. Kapatmak icin Tiklayin

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...