YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 1. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Hikmet Adem

HİKMET ADEM

 

RAMAZAN-I ŞERİF

Evveli rahmet ;ortası mağfiret; sonu da Cehennemden azad olan, on bir ayın sultanı, mübarek ay “Ramazan-ı Şerif” sevenlerine müsafir olarak gelmiş bulunuyor.

Ramazan kelime itibariylesözlükte :Yakan,kavuran anlamına gelir.Ramazan,Hicretin ikinci yılında oruç farz kılındığında(tıpkı bu seneki gibi)en uzun ve en sıcak günlere denk gelmişti.Bu muvafakat; oruç tutanların yürekleri -susuzluktan-nasıl yanıp kavruluyorsa; günahları daateşte kir ve pasın yanıp tükenmesi gibibir bağışlanmayıda ortaya koymaktadır.Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v):“Kim mümin olarak Allah için oruç tutacak olursa geçmiş günahları afolunur”buyurmaktadır.Yine İslam Fıkhında:”El ceza mincinsil amel” yani bir işin sonucu yapılanişe göredir.Binaen aleyh oruçlu iken yüreğin yanması, aslında günahların silkilmesidir.

Dinimizde; bedeni bir ibadet olan Oruç, diğer ibadetlerden bazı farklı durumlar arz etmektedir. Şöyleki :

1-) Zor bir ibadettir.Çünkü uzun ve sıcak günlerde saatlerce aç ve susuz kalmayı gerektirir.Ama zahmeti olduğu kadar da rahmeti çok olup ıhlasa dahayakın bir durum arz eder. Bir KudsiHadiste : Ademoğlunun bütün amelleri kendisi için, Oruç ise benim içindir. Çünkü diğer ibadetler yapılırken görüldüğünden riyaya karışma ihtimali vardır; Oruç ancak söylenirse başkası tarafından bilinir.

2-)Orucu büyük bir sabır ve irade sahibi olanlar tutabilir. Bazıları, bütün şartlar mevcut olmasına rağmen sırf gözü kesmediği için oruç tutamaz. O yüzden Peygamberimiz, “ oruç sabrın yarısıdır” buyurmuştur.

3-) Oruç sadece insana teklif edilmiştir. Melaikede yeme-içme gibi bir özellik yoktur.Onlar, Halik Teala’nın emrettiği diğer bedeni ibadetleri hiç eksiksiz yerine getirirler. İnsanın,oruç ibadeti cihetinden melekleklerden imtiyaz ve üstünlük kesbetmesindendir(kazanmasında ndır) kiMelekler, ona hayranlık duyarakkıpta ile bakarlar.O yüzden 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayı boyunca (bahusus Kadir gecesinde ) Cebrail de dahil yeryüzüne melekler –daha fazla- nüzul ile bu ayın manevi atmosferine iştirak ederler.

4-) Oruç gibi müstesna bir ibadetin zarfı da mazrufuna uygun olmalıydı. O yüzden oruç ayı, Kuranda adı sarahaten mezkür olan mübarek Ramazan ayı olmuştur.O ay ki Kuran onda nazil olmuş, Kadir Gecesi onda meknüzdür(gizli).Binaen aleyh Kuran ve o ilahi kitabın nüzül ettiği Kadir gecesine sahne olan mübarek Ramazan ayında Oruç tutmanın ne demek olduğu anlatılamaz sadece yaşanır. Bütün bu devasa ve muhteşem üçlü, insanlığın iftihar vesilesi,Levlak tahtının sahibi Efendimizin (s.a.v) şahsında sadece ümmet-i Muhammede ihsan ve ikram olunmuştur.

Daha önceki kitaplarda (ala rivayetin)”Ramazan’da nazil olmuştur.”Yine diğer toplumların bazılarına da aynı ayda oruç tutma emredilmiştir. Emredilmiştir ama onlarda mübarek Ramazan-ı Şerifin aynı ağırlığı olmamıştır. O itibarla peygamberimiz şöyle ifade buyurmuşlardır :”Ramazan-ı Şerif ile ilgili 5 şey sadecebenim ümmetime tahsis edilmiş olup benden önceki peygamberlere ve ümmetlerine verilmemiştir:

1-)Ramazan şerifin (daha) ilk gecesi, Mevla-i Zül-Celal vel Kemal, Ümmet-i Muhammed’e rahmet nazarıyla bakar ve azap etmez.

2-)Ramazan ayında oruç tutanların,iftar vakti yaklaşınca, ağızlarının kokusu (ind-i İlahide)misk-i amberden daha güzel ve hoş görülür.

3-)Melekler, bir ay boyunca her gün ve gece oruç tutanlara istiğfar ederler.

4-)Cenab-ı Hak ,Ramazan ayı gelince Cennet’e şöyle ferman buyurur: (Oruç tutan)kullarım için süslen ve hazırlan. Ola ki onlar,dünyanın sıkıntı ve zorlukları sebebiyle yorulduklarından dolayı istirahat etmek isterler.

5-)Hz. Allah, Ramazan ayı süresince her gece sabaha kadar şöyleilan eder:

a-) Dua eden yok mu? Duasını kabul edeyim.

b-)İstiğfar eden yok mu? Günahlarını affedeyim.

c-)Tevbe eden yok mu? Tevbesihüsn-ü kabul görsün.

d-)Rızık isteyen yok mu? Rızkını arttırayım.

e-) Her hangi bir derde ve belaya mübtela olan yok mu? Bütün dertlerine afiyet vereyim.

Bu manzaraya şahit olanlar, “ bu gece Kadir gecesimi?” diye sorarlar. Hayır!diye cevap verilir. “Rahmeti,gadabına galip gelen Hak Celle ve A’la, Ramazan ayının her gününü değerlendiren kullarına ücretlerini gün be gün peşin ödüyor”denir.

RAMAZAN AYINDA MEYDANA GELEN DİĞER HADİSELER

1-)Hicretin ikinci senesi Ramazanın 17.günüİslam’da ilk büyük harp olan “Bedir Gazvesi“vuku bulmuştur. 1000 kişilik müşrik ordusuyla 313 kişilik İslam ordusunun karşılaşması ile büyük bir savaş olmuş, hakla batıl birbirinden ayrılmış; bu mübarek ayın hürmetine bir avuç İslam ordusu, müşrikleri perişan etmiştir. Nusret-i İlahiye mazhar olan İslam ordusunun üzerine meleklerinerek müşriklerle savaşmıştır.Nitekim ilgili ayette Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Siz, Rabbınızdan yardım istiyordunuz. O, size derhal cevap verdi ve saf halinde 1000 melekle size imdat edeceğim dedi, bunu sadece bir müjde ve kalpleriniz rahat olsun diye yaptı.(Bileseniz ki )Gerçek yardım ancak Allah’dan gelir, şüphesiz o,asla mağlup olmayan, her yaptığında hikmet bulunan zattır.”(El-Enfal 9-10 )

Bu harbi, şahıs bazına irca ettiğimizde şöyle bir şey söyleyebiliriz: İnsanda,daima en büyük düşmanı olan nefis -şeytanla harp halindedir.Allahın emir ve yasaklarına karşı sabreder, Allah’dan yardım isterse, Hz. Allah nusret (yardım) eder ve bunun için meleklerini gönderir.Hele Ramazan ayında cennetin kapıları sonuna kadar açılır ve Müslüman galip gelsin diye şeytanlar zincire vurulur. Esas büyük harp insanın nefsine karşı Allah’ın emir ve yasaklarını uygularken gösterdiği performanstır. Nitekim Efendimiz(s.a.v)Uhut harbinden dönerken:”Küçük savaştan büyük savaşa dönüyoruz”buyurmuştur.

2-)Yine hicretin sekizinci senesi Ramazan-ı Şerifin 11.gününde İslam’ın en büyük fethi ve “Feth-i Mübin’i” olan Mekke fethedilmiştir.O gün,devr-i Cahiliyenin,tevhidin sembolü olan “Kabe’nin” içine doldurduğu yüzlerce put hak ile yeksan olmuştur.İlk kez Mekke tarihinde,Kabe’nin duvarına çıkan müezzinlerin efendisi (Efendiler Efendisinin Müezzini) Bilal-i Habeşi,ezan okuyarak tekbir ve şahadet sesleri ile Mekke afakını inletmiş; İslam’ın en gür sedası olan tevhit nidası bütün cihana ilan edilmişitir.“Hak geldi, Batıl zail oldu” değişmez düsturunca müşrikler zelil ve makhur olmuş, kafaları önlerine eğilmiş, boyunları ilel-ebed bükük kalmıştır.Zaten -ezelden ebede kadar- İkbal ve izzet sadece İslam’ın, hakimiyet de yalnız Allah’ın değil midir?..

Ramazan-Şerif , toplum bazında gerçekleşen bütün bu muhteşem ve büyük hadiselere sahne teşkil ettiği gibi; fert yönünden de şunları ihtar etmektedir: İnsanın, tevhidin karargahı olması gereken kalbindeki nefis ve şeytan putunu kırması; onlara galip gelmesi; tezkiye ve takvaya ulaşması ; Nusret-i ilahiye mazhar olarak ebedi kurtuluşuna vesile ve feth-imübinine medar olacak evveli rahmet, ortası mağfiret ,sonuda cehennemden azat olan bu mübarek ayda “Riza-ı Bariye” ulaşması mümkündür. Yeter ki kendisini, o niyet ve düşüncelerle donatarak icap eden “huruç” harekatını –bi şekilde- gerçekleştirebilsin.

Balkıca

Döviz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...