YAZARLARIMIZ
BAYDD

Önceki Yazısı<< 1. YAZISI >>Sonraki Yazısı

Baki Adam

Prof. Dr. BAKİ ADAM

 

DİNLERDEKİ ALTIN KURAL

Prof. Dr. Adam, “Peygamberimiz, Müslüman’ı, ‘Başkalarına eliyle ve diliyle zarar vermeyen kimse’ olarak tanımlamıştır” diyor ve bir “altın kural”
hatırlatması yapıyor.
Prof. Dr. Baki Adam - Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

DİNLERİN var oluş nedeni insanları kurtuluşa ulaştırmaktır. Her din, insanlara ebedi hayatta kurtuluşa ulaştıracak reçeteler sunar. Dinleri birbirinden ayıran ve farklılaştıran da, onların sundukları bu reçetelerdir.

Dinlerin sunduğu reçetelerin içeriği nedir?

İki boyutu vardır. Bunlar, inanç ve amel boyutudur. Dinler, müntesiplerinin kurtuluşa ulaşabilmesini sağlamak için bir takım inanç ve amel ilkeleri ortaya koyarlar. Müntesiplerine, bunlara uyulmasını, kurtuluşun bu ilkelere uymakla sağlanacağını telkin ederler. Dinlerin sunduğu kurtuluş reçetesinin amel boyutu, ibadet ve ahlak ilkelerinden oluşur. Her din, inanç yapısına göre farklı ibadet şekilleri ortaya koyar. Fakat ahlak ilkelerinde dinler arasında herhangi bir farklılık olmaz.

Toplumda huzur nasıl sağlanır?

Bir toplumu oluşturan bireylerin hepsinin bir takım temel hakları vardır. Bunların başında; yaşama, düşünme, inanma, mal sahibi olma, namusunu koruma, hürriyetini koruma gibi haklar gelir. Bu hakların korunması, toplumdaki kişilerin birbirlerinin haklarına saygı göstermeleriyle sağlanır. Kişilerin haklarının korunduğu bir toplumda ise her bakımdan huzur ve mutluluk olur.

İslam’ın “haklara saygı” yaklaşımı nedir?

İnsanların huzur ve mutluluğunu esas alan dinler, başkalarının haklarına zarar vermemeyi dindarlığın ve güzel ahlakın temel ölçüsü kabul etmişlerdir. Bunun için kişinin kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkaları için de istememesi pek çok dinde öğütlenmiştir. Peygamberimiz bir hadisinde bunu şöyle dile getirmiştir: “Bir kimse, kendisi için istediği şeyi, başkası için de istemedikçe gerçek mümin olmaz.” (Buharî, Sahih, İman, 7.) Peygamberimizin bu hadisine göre gerçek bir mümin, kendisine zarar verilmesini istemediği gibi başkalarına zarar verilmemesini de istemelidir. Peygamberimiz diğer bir hadisinde, Müslüman’ı, başkalarına eliyle ve diliyle zarar vermeyen kimse olarak tanımlamıştır. (Müslim, Sahih, Kitabu’l-İman, 14) Kuran-ı Kerim’in pek çok ayetinde de bu hususa vurgu yapılmıştır.

Hak vurgusunun diğer dinlerdeki yeri nedir?

Hz. Muhammed’in yukarıda zikredilen hadislerinde dile getirilen husus dinlerde “Altın kural” olarak bilinir. Hz. İsa bu kuralı “İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Çünkü Tevrat’ın ve peygamberlerin söylediği budur” (Matta, 7:12; Luka 6:31) şeklinde ifade etmiştir. Yahudi bilgelerinden Hillel bu kuralın Tevrat’ın özü olduğunu belirtir. Talmud’daki hikâyeye göre bir Romalı putperest önce Şammay isimli bir Yahudi âlimine gelir ve tek ayak üzerinde durabildiği sürede Tevrat’ı anlatırsa Hz. Musa’nın dinini kabul edeceğini söyler. Şammay, bu kadar kısa süre içerisinde Tevrat’ı anlatmanın mümkün olmadığını söyleyip onu yanından kovar. Romalı putperest sonra Hillel’e gider ve aynı istekte bulunur. Hillel ona şu cevabı verir: “Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma! Tevrat’ın özü budur. Gerisi yorumdur. Git ve bunu öğren!” (Talmud, Şabat 31a)

Günümüzde bu altın kurala ne kadar uyuluyor?

Altın kural olarak adlandırılan ve “Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma” veya “Sana yapılmasını istediğin şeyi başkasına yap” şeklinde çeşitli kültürlerde ifade edilen bu kurala günümüzde insanların her zamankinden daha fazla hatırlamaya ve gereğini yerine getirmeye ihtiyaçları bulunmaktadır. Mübarek ramazan ayı ve bu ayda tutulan oruç bir bakıma Müslümanlara bu kuralı hatırlama imkânı sağlamaktadır.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...