TARİHÇEMİZ
BAYDD

BALKICA KÖYÜ KURULUŞU RİVAYET 1

Balkıca, Denizli ilinin Tavas ilçesine bağlı bir köydür. Kuruluşu kesin olarak bilinmemektedir. Türklerin Anadolu'ya yerleşmelerinden önce de Romalılar döneminde yerleşimin olduğu bilinmektedir.

Yorga Köyü ile Balkıca Köyü arasındaki "Devlengeç" mevkii ile Balkıca Köyü sınırlarındaki "Zerdeli" mevkilerindeki buluntular bunu ispatlamaktadır. Bu döneme ait süs eşyalarını zaman zaman çiftçiler bulmaktadırlar. Define avcıları maalesef bu alanı talan etmekte ve sağlıklı araştırma yapılmasına engel olmaktadırlar.(Tavas'a bağlı Yorga köyü sınırları içerisinde bulunan bu şehir kalıntısı Roma devrine aittir. Yıkık durumdadır. 1945 yıllarında bir Alman bilim adamı kabristan ve cami avlusundaki antik şehir kalıntılarını incelemiş ve bu yerin büyük bir yerleşim merkezi olduğunu saptamıştır.)Son araştırmalarla antik kentin adının Kidrama (Kidramos) olduğu ; Karya döneminde kurulan kentin altın çağını Roma devrinde yaşadığı bulunan ve okunan yazıtlardan tespit edilmiştir.

Türklerin Anadolu'ya yerleşmeye başlamasıyla birlikte Muğla ve Tekeli plâtolarına yerleşen "Yörükler" yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için yaylaya çıkarlar, kışın da geri dönerlermiş. Zamanla bu yürük boyları Nikfer (Büyük Konak), Yorga ve Balkıca Köylerinde devamlı oturmaya başlamışlardır. Ancak bu bölgede müslüman yerleşiminin 1500lü yıllardan önce olduğu kesindir. Zira Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman 1522 Rodos Fethine giderken Alman boğazı- Barza Ovasından geçerek Muğla'ya ulaşmıştır. Ordunun yiyecek ihtiyacını Menteşe Sancağı yörükleri karşılamışlardır.

"Romalılar döneminde bölgeye Barza denilmekteydi." ifadesi kesinlikle yanlıştır. Barza bir yörük boyunun alt kollarından biridir. Roma şehir kalıntısı olduğuna dair yanlış bir bilgi yaygındır.

Barza kelimesi "Vücudunun yarısı beyaz yarısı kara olan keçi anlamına Çanakkale ve Gelibolu civarında kullanılmaktadır (Türk Dil kurumu, Derleme Sözlüğü, II, Ankara 1993, s. 536)" anlamında kelimedir. "Yörük kültürü"nden gelen bir kelimedir. Bu kelime köyümüzün Osmanlı Devleti zamanında bağlı olduğu "Menteşe Sancağı Yörük cemaatleri isimlerinde geçmektedir.

"Yörük grupları, Oturak Barza', Mukata’a-i İskender Bey, Kayı, Kızılca Keçilü, Horzum, Mukata’a-i Yahşi Bey, Kızılca Balkıca', Divane Ali ve Güne Barza, Karacakoyunlu, Sazak, Sekekçi (?), Elsüz, Balya Bolu ve Kozviran gibi cemaatlerdir."

"Büyük cemaatlerin çoğu tir’lere ayrılmıştır. Yani tir bir cemaatin alt birimini teşkil etmektedir. Mesela, “Tir-i Bali Barzası an Cemaat-i Oturak Barza” gibi ifadelerle büyük ve önemli bir cemaatin alt kolu olduğu belirtilmiştir. Tir’lerin aldığı isimlerin büyük çoğunluğu insan ismidir.

"Yine bu bölgedeki en önemli cemaatlerden birisi Divane Ali ve Güne Barza’dır. Bunlar Tavas, Muğla, Bozöyük, Çine ve özellikle Peçin kazalarında yaşamaktaydılar. 1522’de 2933 hane, 1095 kara, 199 mücerred, 50 muaf’tan meydana gelmekte olup hâsılları 146000 akçadır. "

"Menteşe Yörükleri ile ilgili kayıtlarda “Toprakları yoktur”, “toprakları vardır”, “hariç toprakta konarlar”, “hariç toprakta otururlar”, “ektikleri yerin öşrün verip”, “Oturak Barza”, “Göçer Barza” gibi ifadelerin olması, ayrıca Yörüklerin ödedikleri vergiler arasında “resm-i çift, nim çift ve bennak” gibi vergilerin geçmesi, yine hâsıl içerisinde “tahıl, pamuk” vb. ürünlerin yer alması bize bunların bazılarının çiftliklere sahip olduklarını ve hayvancılığın yanında tarımla da iştigal ettiklerini göstermektedir."

"Köyün adının da yine "yörük cemaatlerinden olan "Kızılca Balkıca" cemaatinden geldiği ve köyü kuranların da muhtemelen bu yörük cemaatinden oldukları aşikardır. "Kızılca Balkıca Cemaati yine toplu olarak bahsedilen ve burada önemli olan Yörüklerdendir. Bunlar Meğri kazasına(Bugün Muğla iline bağlı FETHİYE ilçe merkezi`nin adı) kaydedilmişlerdir."

"Bunlar Menteşe Sancağı’nın hemen hemen bütün kazalarına dağılmışlardır. 1522 tahririnde kaydedilmiş olmalarına rağmen 1532 tahririnde görülmemektedirler. Bunun da sebebi 1532’de sadece padişah hassına girenler kaydedilmiştir. 1522 tarihinde 100 haneyi geçen Yörükler; Oturak Barza, Mukata’a-i İskender Bey, Kayı, Kızılca Keçilü, Horzum, Mukata’a-i Yahşi Bey, Kızılca Balkıca, Divane Ali ve Güne Barza, Karacakoyunlu, Sazak, Elsüz, Karye-i Karpuz’daki cemaatler, Balyabolu, Tir-i Kozviran, Yaylacuk, Alayundlu, Reaya-yı Müteferrik, Busar, Taşkatı, Günyaka ve Perakende gibi Yörüklerdir. 1532’de ise Oturak Barza, Mukata’a-i İskender Bey, Kayı, Kızılca Keçilü, Horzum, Mukata’a-i Yahşi Bey, Kızılca Balkıca, Divane Ali ve Güne Barza ve Karacakoyunlu gibi Yörüklerdir."

Kaynak: "Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi-Fırat University Journal of Social Science-Cilt: 18, Sayı: 2 Sayfa: 403-440, ELAZIĞ-2008" http://web.firat.edu.tr/sosyalbil/dergi/arsiv/cilt18/sayi2/403-440.pdf

"Tahtalı Mezarlık" mevkisinde bulunan mezarların kazılış ve yönüne göre müslüman mezarlığı olduğu ve ovada Gümüşdere-Çağırgan-Balkıca sınırında sarnıcın bulunduğu "Pazar Burnu" bölgesinin adının da bu bölgede kurulan bir pazardan almış olabileceği düşünülürse ovadada bir yerleşim olduğu görülmektedir.

Köy mezarlığının güneye bakan üst kısmının solunda çalıların arasında kalan mezarlar çok eskidir. Hatta mezarların mezarlığın üstündeki yoldan başladığı kanalizasyon çalışmalarında çıkan kemiklerden anlaşılmıştır. Bu mezar taşlarında herhangi bir yazı bulunamamıştır. İlk yazılı mezar taşları Hatipler olarak bilinen Özlenlerin atalarına ait mezarlardır.

Köye ilk gelenlerin Kocabaş ailesi olduğu ve 1600 yıllarında burayı kurdukları rivayet edilmektedir. Kocabaş ailesinin Kırım’dan geldikleri söylenmektedir. Göç yolları düşünülürse bunun pek mümkün olmadığı muhtemelen bir yörük cemaati olduğu düşünülebilir.

Başka rivayete göre de köydeki ilk yerleşenlerin Ötken'lerin atası olan Hacı Veli'nin olduğu söylenmektedir. Köyün en kalabalık sülalesi olan Adam oğullarının atası Adam İsmail, Hacı Veli'nin kızı ile evlenmiştir. Özlenlerin 1800'lü yıllarda köye geldikleri ve hatip oldukları mezar taşlarından anlaşılmaktadır.

Ancak ilk gelenlerin "Kızılca Balkıca Cemaati yörüklerinden oldukları daha mantıklıdır. "1830-31 yılı Menteşe Sancağı Nüfus Sayımı tez çalışması sonuçlandığında köyün o yıllardaki nufusu ve hanedeki kişiler isim isim ortaya çıkacaktır." Aslında Osmanlılar kayıtları düzenli tutmuşlardır, ancak arşivlerin Osmanlıca olması ve incelenmemesi belgesizliği doğurmaktadır.

Köyde yerleşimin dışında bulunan Hıdırlık mevkinin adının Türklerin geleneksel bahar eğlencesi olan Hıdrellez kutlamalarından aldığı ve bu eğlencelerin bu mevkide yapıldığı düşünülmektedir. Ancak 6 Mayıs'ta yapılması gereken bu eğlenceler günümüzde yapılmamaktadır.

Balkıca

Döviz
©COPYRIGHT BY MURAT TAKIM BAYDD Başlık küçük alt
DUYURU 18!
2016-2017 eğitim yılında burs almaya hak kazanan ve tek seferlik yardım hakkı kazanan öğrenciler belirlenmiştir. Öğrenciler durumlarını aşağıdaki linkten T.C. Kimlik Numaraları ile veya Öğrenci Numaraları ile sorgulayabilirler. Burs ve yardım verilmesinde katkısı olan herkese yapmış olduğu katkılardan ve emeklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
SONUÇ SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ...